Akkaya "İktidar Macera Arıyor!"
İYİ Parti Vize İlçe Başkanı Kadir Akkaya İktidar partisi olan AK Parti'nin Yunanistan ve ABD ile yaptığı görüşmeler hakkında açıklamada bulundu.
Başkan Akkaya yapılan ikili görüşmelerdeki konuların kabul olunur düzeyde olmadığını belirtirken şu ifadelere yer verdi “20 yıldır iktidarda bulunan AKP yönetimi liyakatsiz kadrolarla yürütmeye çalıştığı öngörüsüz, basiretsiz ve beceriksiz politikalarla içerde ve dışarı da ülkemizi birçok maceraya sürüklemiş, millî güvenliğimize yönelik tehditlere karşı herhangi bir tedbir geliştiremediği gibi gittikçe büyüyen yeni tehditlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Millî güvenlik politikalarında öngörüsüz bir şekilde yapılan yanlışların ve zamanında tedbir alınmamasının nasıl tehdit/tehditler ortaya çıkardığını bugün Suriye'de görmekteyiz. İktidar,11 yıl önce ihvancı hayallerle Suriye bataklığına dalmış ve sonucunda; - Güney sınırımız terör üreten bir coğrafyaya dönüşmüş, - Bölgede bir "terör devletçiği"nin ortaya çıkması engellenememiş, - Türkiye, dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan bir ülke konumuna gelmiştir. Suriye'nin kuzeyindeki mevcut durumun Türkiye'nin millî güvenliğine yönelik birinci öncelikli tehdit olma özelliği artarak devam etmektedir. Suriye'den gelen sığınmacı sorunu da artık kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. Partimiz kurulduğu günden bu yana Suriye'den ülkemize yönelen tehditlerle ilgili iktidarı uyarmakta, çözüm önerilerini her fırsatta kamuoyunun ve hükümetin dikkatine sunmaktadır. Ancak iktidar bu konudaki bütün çağrılarımıza kayıtsız kalmış, yanlış icraat sonucunda sınırlarımız âdeta delik deşik olmuş, ülkemiz göç tanımına sığmayan bir istilaya uğramış, nihayetinde milletimizin bu duruma dayanacak gücü ve sabrı kalmamıştır. İktidar çözüm üretmek yerine, muhtemelen yaptırılan anketlere göre değişen söylemlerle ve derinliği olmayan açıklama ve sözde tedbirlerle kamuoyundaki hassasiyeti azaltmaya çalışmaktadır.
İYİ Parti olarak Suriye'den ülkemize yönelen tehditleri ortadan kaldıracak çözümlerimiz hazırdır. Sığınmacılarla ilgili temel politikamız; "Sığınmacıların insani değerlerimize ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası hukuk esaslarına göre her hâl ve şartta ve mümkün olan en makul sürede 2011 yılı öncesinde yaşadıkları yerleşim yerlerine (Originn) dönmeleridir."
İYİ Parti olarak iktidarın bu konuda kararlı bir duruş sergilemesini bekliyoruz. Ancak iktidarın bu çerçevede yürüttüğü faaliyetleri usul ve esas yönünden eleştiriyor, bazı endişelerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyor ve ayaküstü gündeme getirilerek iç siyasete alet edilmesini kabul etmiyoruz olarak da sadece üye adayı Finlandiya ve İsveç'ten değil, tüm NATO üyesi ülke vermekten vazgeçmelerini ve pkk'nın Suriye kolu pyd'yi de terör örgütü olarak ile NATO nezdinde gündeme getirdiği iki vetodan (2009 yılında Rasmussen'in yılında "NATO'nun Polonya ve Baltık Ülkelerini Savunma Planının kabulün(bağlanması) daha sonra geri adım atmış olması Türkiye'nin NATO nezdindeki vurmuştur. Buradan iktidarı Türkiye'nin milli güvenliğine büyük tehdit oluşturduğu handikaplarına kurban etmemesi; NATO üyesi ülkeleri de bu hususları dikkatlice uyarıyoruz. Yunanistan'ın, Makedonya'nın sadece ülke ismi nedeniyle NATO sonunda bu ülkenin ismini değiştirerek Kuzey Makedonya olarak NATO'ya gösteren en net örnektir.
Bu konuların yanında Yunanistan Başbakanının ABD ziyaretinde yaşananlara iktidardan zamanında ve yeterli bir tepkinin gelmemiş olması manidardır. ABD Başkanı olduktan sonra Cumhurbaşkanı ile sadece bir kez yüz yüze görüşen Biden, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'i Washington'da ağırlamıştır. Miçotakis gerek Beyaz Saray'daki görüşmede gerekse Kongre'deki konuşmasında; - Biden'a "Mavi Vatan" haritasını göstererek Türkiye'yi şikâyet etmiş, - "Kıbrıs'ta iki ayrı devlete dayalı çözümü kimse kabul etmeyecek." deyip müzakere sürecinde Biden'ın tüm ağırlığını koymasını istemiş, - "Meskün adalar" üzerindeki uçuşlara müsamaha göstermeyeceklerini vurgulamış, - Bir ABD üssü hâline gelen Dedeağaç'a yatırımların süreceğini bildirmiş, - ABD'den 20-25 adet F-35 tipi savaş uçağı satın almak istediklerini kaydetmiştir. Ayrıca Miçotakis'in Türkiye'ye F-16 verilmesini engellemeye çalıştığı öne sürülmüştür.
Yunanistan Başbakanı onuruna Beyaz Saray'da verilen resepsiyona katılan, geçmişte Türkiye aleyhine birçok faaliyette bulunan ABD Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu ve hâlen Türk Vatandaşı olan Lambriniadis'in konuşmasında; "Yunan devriminin 200'üncü yıldönümü" ifadesini kullanmış ve iki lidere "Ekümenik Patrikhane"ye güçlü destekleri nedeniyle teşekkür etmiştir.
İktidar tarafından bu konuda ancak bir hafta sonra çok tarihi (!) bir şekilde; “Benim için artık Miçotakis biri yok." ifadesiyle tepki verilmiştir. İYİ Parti olarak bu ziyarette ortaya çıkan görüntü birçok adayı silahlandırmış olmasının, bazı ada/adacık/kayalıkları sahiplenmesinin Anlaşması'na aykırı olduğunu tekrar hatırlatıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu olan Lozan Anlaşmasında gedik açılmasını asla kabul etmiyoruz. İktidardan söz konusu ABD Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu ile ilgili olarakta gecikmeden gerekli işlemi yapmasını bekliyoruz” dedi. (S.Koçtürk)