Bakan Özer açıkladı: 81 ilde kurulacak!

Ekmek fiyatlarını frenleyecek adımı Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer duyurdu. 81 ilde kurulacak fabrika ile vatandaşlar ucuza ekmek alabilecek.

Son dönemde yükselen ekmek fiyatlarına karşı yeni bir adım atılıyor. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Konya'da düzenlenen ' Eğitimden Üretime Tarım Çalıştayına katıldı. Bakan Özer burada vatandaşların daha uygun fiyatla ekmek almasını sağlamak için başlattıkları çalışmayı anlattı.

Vatandaşa ucuz ekmek satılacak!

Bakan Özer, önceki hafta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ile ekmek satış reyonlarında günlük 50 bin ekmek üretim protokolü imzaladıklarını ve 1,5 TL'ye vereceklerini, belediyenin de ekmeği 2 TL'den satacağını söyledi.

Bakan Özer, ilk defa açıkladığını belirterek Türkiye'de 81 ilde 100 noktaya, meslek lisesine ekmek fabrikası kuracaklarını ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle o liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşların ucuz fiyatla ekmek almasını sağlayacaklarını ifade etti.

Son dönemde ekmek fiyatlarının 4-5 liraya yükseldiği haberlerinin çıkması ardından harekete geçilerek vatandaşların ucuz ekmek ile buluşturulması hedefleniyor. Fırıncılar yüksek maliyetler nedeniyle ekmeğe zam yapmak durumunda kaldıklarını belirtiyor. Belediyelerin halk ekmek büfelerinde ise ekmek genellikle 2 TL'ye satılıyor.

Bakan Özer'in açıklamalarına göre, Türkiye'nin tüm illerinde meslek liselerine kurulacak fabrika ile üretim artırılacak ve ekmek daha uygun fiyatlarla vatandaşa ekmek ulaştırılabilecek.

Öte yandan daha önce de meslek liselerinde kağıt havlu üretilmeye başlandığı ve 2022 - 2023 eğitim döneminde tüm okullarda öğrencilerin lavabolarda kağıt havlu kullanabileceği ifade edildi. Meslek liseleri, pandemi döneminde de aktif rol oynamış ve özellikle maske üretimi konusunda büyük bir emek sarf etmişti.

zer, eğitim, üretim, istihdam çevrimini güçlendirerek toplumunun ihtiyaç duyduğu ürünleri hızlı ama makul fiyatlarla üreten ve aynı zamanda o üretimi yapan özel sektöre de nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir mesleki eğitim inşasını hep birlikte yapacaklarını vurguladı. Türkiye'nin mesleki eğitimde iki kritik eksen değişikliği yaşadığını aktaran Bakan Özer, mesleki eğitimin devletin hizmet ve üretim sektöründe aktif olduğu dönemde çok iyi konumda olduğunu hatırlatan Özer, o dönemde arz ve talebin rasyonel bir şekilde tanımlanabildiğine işaret etti. Kıta Avrupası'nda özel sektörün mesleki eğitimdeki payının yüzde 50 olduğunu ifade eden Bakan Özer, 2012 yılına kadar Türkiye'de bu oranın yüzde 1'in altında, halen yüzde 10'un altında olduğunu belirtti.

"Bu toprakların tanıklık ettiği toplumsal mühendislik hareketlerinden biri de kat sayı uygulaması" diyen Özer, şöyle devam etti: "Nasıl başörtüsüyle ilgili, eğitime erişimle ilgili müdahaleler olduysa nasıl bu toplumun çocuklarının eğitime erişimiyle ilgili sıkıntılar çıkarıldıysa aynı mühendislik projesi mesleki eğitiminin tahrip edilmesi için çok ciddi bir uygulamaya tanıklık etti. 1999'daki kat sayı uygulaması. Mesleki eğitim mezunlarının yükseköğretim erişimini kısıtladı, daralttı. Akademik olarak başarılı öğrenciler yükseköğretime gitmediler. Tıpkı imam hatiplerde olduğu gibi... Bu defa ne oldu? Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler homojen bir şekilde meslek liselerinde toplanmaya başladı.  Başarı beklentisi sürekli düşmeye başladı."

Kat sayı uygulamasının maliyetinin nitelikli insan kaynağı ile iş gücü piyasasını buluşturamamak olduğunu kaydeden Özer,  ikinci maliyetin Milli Eğitim Bakanlığı'nın yıllardan bu yana uğraştığı okullar arası başarı farkı olduğunu belirtti. Üçüncü olarak öngörülemeyen bir maliyetle daha karşılaşıldığını anlatan Özer, bunun da meslek liselerinde devamsızlık ve disiplin olaylarında artış yaşanması olduğunu anlattı. Özer şunları söyledi: "Dün başörtüsü yasağıyla o kızlarımızın, kadınlarımızın yurt dışına gitmesine vesile olanların kadına şiddetle ilgili konuşacakları hiçbir şey yoktur. Yine onların dile getirdikleri beyin göçüyle ilgili de konuşacakları hiçbir şey yoktur. Çünkü bugün beyin göçüyle ilgili konuşanlar o gün o kadınlarımız yurt dışına gittiği zaman beyin göçü hakkında konuşmadılar. Onun için söz söyleme haklarını yitirdiler bu toplumda. Biz son 20 yılda bir taraftan eğitimde okullaşma oranlarını 70 yıl gecikmeyle OECD ülkelerinin oranlarını ulaştırırken bir taraftan da bu anti demokratik uygulamaların hasarlarını tespit ederek eğitim sistemini demokratikleştirdik. İşte bu eğitimdeki normalleşme, kitleselleşmeyi sağlayan, mağduriyetleri ortadan kaldıran ve toplumsal taleplere hızlı bir şekilde cevap üreten demokratikleşmenin mimarı olan Sayın Cumhurbaşkanımıza Konya'dan sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz."

Bugün gıda ve enerji krizleri ile tüm dünyada tedarik zincirinde yaşanan türbülansların toplumsal bir maliyet ödenmesine yol açtığını belirten Bakan Mahmut Özer, "Ama emin olun birlik beraberlik içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu süreçleri de atlatacağız. Tıpkı son 19 yılda olduğu gibi."

İzleyicilere 2000'li yılları hatırlatan Bakan Özer, muhafazakâr ailelerin kız çocuklarını okula göndermiyor diye suçlandığını ama bunu söyleyenlerin okul yapmadığını ifade etti. 2000'li yıllarda 300 bin derslikli bir eğitim sistemi varken bugün 850 bin derslikli bir eğitim sistemi olduğunu söyleyen Özer, Cumhuriyet tarihinde ilk kez kız çocuklarının okullaşma oranının erkek çocuklarını geçtiğini dile getirerek "Yani demek ki yeterli arzı üretebiliyorsak vatandaşın eğitimle ilgili hiçbir sorunu yok. Ama işte bu mühendislik projelerini üretenler, toplumsal manipülasyonlar yapmak isteyenlerin zihinleri böyle çalıştığı için hem imkân vermeyecek hem de diyecekler ki Millî Eğitim Bakanlığı mesleki eğitimi güçlendirsin. 10 yıl beklendi. Ve katsayı uygulamasından sonra günümüze kadar 10 yılda tüm bakanlarımız gece gündüz demeden mesleki eğitimi güçlendirmek için çaba sarf ettiler. Ve son vuruşu da Allah bize nasip etti. Ve yaptığımız en önemli hamle dedik ki paradigmayı değiştirelim. Artık işverenler mezunları beklemesinler, tüm mesleki eğitim süreçlerine birlikte planlayalım. Ve bu başlatmış olduğumuz adım mesleki eğitim vermiş olduğumuz alanlarda iş gücü piyasasının güçlü temsilcileriyle müfredatı birlikte güncelleme, işletmede beceri eğitimini birlikte planlama, mesleki eğitimin kalitesinde çok kritik olan öğretmenlerimizin işbaşı ve mesleki gelişim eğilimleri eğitimlerini birlikte planlama, öğrencilere burs verme ve istihdamda öncelik temelli bu çok boyutlu iş birliği öyle bir bereket sağladı. Gördük ki aslında Türkiye'deki iş gücü piyasası temsilcileri de yıllardan beri bunu bekliyorlarmış. Ve şu anda eğitim verdiğimiz tüm alan ve dallarda sektörün güçlü temsilcileriyle bu iş birliği yapmadığımız tek bir alan kalmadı. Ve ne oldu? Yüzde 1'lik başarı diliminden öğrenci alan meslek liselerimizin sayısı her yıl artmaya başladı. ASELSAN Mesleki Teknik Anadolu Lisesi'yle başlamış olduğumuz bu yolculuk İstanbul Teknik Üniversitesi Mesleki Teknik Anadolu Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Teknopark İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Konya ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'yle gittikçe tüm Türkiye sathına yayılmaya başladı." diye konuştu.

28 Şubat sürecinin katsayı uygulamasıyla uzaklaştırdığı başarılı öğrencilerin tekrar mesleki eğime dönmeye başladığını belirten Özer, "Meslek eğitimdeki üretim kapasitesini artırdık. Çünkü üretim eğitimdeki en önemli yöntemlerden birisi... Yaparak öğrenme hem öğrenmeyi kolaylaştırıyor hem de kalıcı kılıyor. Meslek liselerimiz 2021 yılını 1 milyar 162 milyon liralık üretimle kapattılar." dedi.

2022-2023 eğitim öğretim yılında tüm okulların lavabolarında meslek liselerinin ürettiği kağıt havlular olacak

Kovid sürecinde mesleki eğitimin maskeden dezenfektana, yüz koruyucu siperlikten video laringoskop cihazına, maske makinesine kadar üretim yaparak sıkıntılı günlerin rahatlıkla atlatılabilmesine olanak sağladığına işaret eden Özer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Meslek liseleri ihracat yapmaya başladılar. Geçen hafta İstanbul'da bir meslek lisemizin üretmiş olduğu kağıt havluların yurt dışına ihracatını yaptık. Tırı uğurladık. Ama güzel olan şey şu... Kağıt havluyu üretmiyor meslek lisesi. Kağıt havluyu üreten makineyi üretiyor. Şimdi 2022-2023 eğitim öğretim yılında biraz önce Mesleki Ve Teknik Eğitim Genel Müdürümüzle konuştuk. Aynı makineyi 81 ile hızlı bir şekilde üretip göndereceğiz. Ve 2022-2023 eğitim öğretim yılında tüm okullarımızda lavabolarda çocuklarımızın kullanacağı kağıt havluları olacak."

Özer, konuşmasını Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Bakan Yardımcısı Sadri Şensoy, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Milletvekili Orhan Erdem, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuk Üniversitesi Rektörü Metin Aksoy ve Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Nazan Şener'e teşekkür ederek tamamladı. 28 Haziran tarihine kadar sürecek çalıştayda beş çalışma grubu oluşturularak, tarım eğitimini odağına alacak şekilde üretim yönetimi, tarımda kaynak kullanım etkinliği, tarımda teknolojik dönüşüm, tarımsal mesleki eğitim, tarımda işgücü kullanımı ve istihdam politikaları ana başlıklarının yer aldığı konular görüşülerek raporlaştırılacak.