Bu bir 8 Mart makalesidir
Ne kadar da çok özel günümüz varmış meğerse!
Anneler günü, sevgililer günü, doğum günü, tanışma günü, evlenme günü, falan günü, filan günü.
Bir de, 8 Mart Kadınlar Günü…
Sevmeyi beceremediğimiz, doğru dürüst gün yüzü göstermediğimiz kadınlarımızı, senede bir de olsa hatırlayıp, sahip çıkmak lüksümüz oluyor fırsat bu fırsat!
Halen mal gibi alınıp satılan, eşek sudan döndükten sonra dahi dayaktan kurtulamayan, sırtından sopa, karnından çocuğu eksik etmediğimiz, cefakar amma kahraman kadınlarımız…
Seçme ve Seçilme Hakkı’nı verdiğimiz amma, ne seçilmesine, ne de seçmesine içimizin razı olmadığı, elinden mühürlerin alındığı kadınlarımız…
Gününüz kutlu olsun…
Ne mutlu size.
Kıyağın büyüğü bu olsa gerek!
Bugün, önüne gelen size birer karanfil verip, kutlayacak gününüzü.
Yarın sabah bir uyanacaksınız, kadın yine o kadın, biçilen kıymet yine o kıymet.
Eski tas, eski hamam.
Aklıma geldikçe gülüp ama düşündüğüm, yaşanmış bir olay vardır:
Adam, köyden kente iner ve methini işittiği sinemaya gider. Perdede yabancı bir aşk filmi. Adamın birisi, karşısındaki avrada soruyor:”Mary! Gözlerimin içine bak. Ne görüyorsun?
Gözlerin içine iyice baktıktan sonra cevaplıyor Mary:
“Masmavi nehirlerin şırıltılarını işitiyor, kıvrımlarını görüyorum aşkım”
Adam, eve gidiyor akşam. Evin kapısını çalıyor. Ayşe kapıda. Merak ve heyecanla soruyor eşi Ayşe’ye:
“Ayşe! Gözlerimin içine bak. Ne görüyorsun?”
Kocasının gözlerinin içine iyice bir dikkat eden Ayşe, yapıştırıyor cevabı:
“Çapaaakkk! Yüzünü yıkamamışsın yine!...”
Okkalı bir tokat patlatıyor kadının suratına ve içeri girmekten vazgeçip, kahvede alıyor soluğu…
Köyün öğretmenine anlatıyor durumu. “Elalemde kadın var be hocam. Bizdeki odun” diyor.
Gülümsüyor öğretmen. Patlatıyor cevabı ardından da:
“Elalem kadınına eğitimini, kültürünü, altyapısını vermiş be adam! Biz ne verdik ki, ne istiyoruz?!”
Şiddetten, ticari metaa olmaktan, sahipsizlik ve itilmiş-kakılmışlıktan uzak bir kadın nüfusu istemişiz ülkemizde.
Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
Kadınlarımızın ve analarımızın, gün boyunca değil de, yıl boyunca el üstünde tutulacağı, değerinin bilinip, hissettirileceği günler ve yıllar dileklerimizle …
Gününüz kutlu olsun…