ORTAK AKIL
CHP, Çılgın Projeler yapamaz mı?
Yerel seçimlere 1 aydan az bir süre kaldı. Siyasi ortam giderek kızışıyor.
Başbakan Erdoğan Sivas’tan seçim startı verdi. Yozgat ile devam etti.
Afyon ve Kütahya ile halkın karşına çıkan Başbakan’ın Miting Programı’nda her gün iki il var. Meydanlar insan seli. İnsanlar, coşkulu ve heyecanlı.
Sivas konuşmasını izlediğim Başbakan Erdoğan’ın Genel Seçim Havası’nda bir propaganda süreci takip edeceği belli oldu.
Başbakan kendini ortaya koyuyor.
“Ya Yeni Türkiye, ya da Eski Türkiye” demek istiyor.
Referandumuna çevireceği bu önemli seçimin sandıkta nasıl sonuçlanacağına halkımız karar verecek.
Hafta sonundan itibaren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’da Seçim Mitingleri’ne başlıyor. Kılıçdaroğlu’nun Propagandalarının temelini de 17 Aralık Operasyonu oluşturacaktır.
Seçmen; “AKP İktidarı devam etsin mi, etmesin mi?” şeklindeki sorunun cevabını vermeye zorlanacak.
Aslında, Hem AKP’nin, hem CHP’nin ve hem de MHP’nin siyasi geleceği, 30 Mart Seçim sonuçlarına endeksli.
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’ni de etkileyecek bu seçim, daha önceki yerel seçimlerden çok farklı ve çok kritik.
Partiler bu “Var veya yok olma” seçiminde nasıl bir strateji izleyeceklerdir?
Bazı partiler tamamen Genel propaganda yapacaklardır.
Özellikle CHP Adayları Genel Merkez Politikaları’nın izinden gideceklerdir.
Yolsuzluk ve rüşvet temeline oturtulan bir propaganda süreciyle seçmenin karşısına çıkacak CHP Belediye Başkan Adayları, başarılı olabilecekler mi?
CHP’nin güçlü olduğu yerlerde Yerel Projelerden çok, Genel Siyaset başarılı olabilir.
Fakat kritik yerlerde seçmen daha çok yerelde yapılan icraatları kıyaslayacak, yapılacak projeleri değerlendirecektir.
“Ayakkabı kutusu” Edebiyatı her seçmen kitlesini tatmin etmeyebilir.
Bir zamanlar “Gemicik” Edebiyatını seçmenin pek tınlamadığı gibi.
Ezber bozma dönemini yaşadığımız bu günlerde,” Ayakkabı kutusu, Para sayma makineleri” gibi sakızları çiğnemek yeni nesil seçmeni çok etkilemez.
Peki seçmen nelerden etkilenir?
İki türlü seçmen tipi vardır. Birincisi çığırtkan seçmen. İkincisi de Sessiz seçmen.
Her zaman belirleyici olan da, Sessiz Seçmendir. Çığırtkan seçmen sokağa dökülür, bağırır çağırır. Ama seçimin kaderini belirleyemez. Sessiz yığınlar ise, bir kenardan izler. Yorum yapmaz, Görüş belirtmez. Cevabını sandıkta verir.
Mademki sessiz yığınlar belirleyici, bu tip seçmen nelerden etkilenir?
Bizim sessiz seçmen öncelikle çılgın projelerden etkilenir.
Peki dağarcıkta projeler yoksa hizmet yapmaya niyet de yoksa ne olacak?
Devasa projelerle halkın karşısına çıkamayanlar topu taca atmaktan başka çare bulamazlar.
Vatan-Millet-Sakarya Edebiyatı’na sığınarak işi geçiştirirler.
Çünkü vizyonu olmayanın misyonu da olamaz.
Takım tutar gibi parti tutan seçmen yığınlarına yaslanarak işi bitirmek, kolaycılıktır.
Parti’yi öne çıkarıp arkasına sığınacaksınız, seçmeni bilindik ezberlerle doldurup sandığa göndereceksiniz, sonra da “Ben kazandım” diye şişineceksiniz.
Artık bu tabuları yıkma zamanı. Ezberleri bozma zamanı. Kolaycılık, artık sökmez. Çünkü Genel İktidarın yolu, yerel iktidardan geçer.
Bir çukuru bile kapayamayanlara ve bir yudum temiz suyu bulamayanlara halkımız güvenip Türkiye’yi teslim eder mi? Şeklindeki eleştirilerin muhatabı olmamak için, yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı söylemek zorundasınız.
Bu anlamda CHP’ye çok önemli görevler düşüyor.
“Dikili ağaçları bile yok ve İş üretmiyorlar, laf üretiyorlar” eleştirilerini boşa çıkarma zamanı.
Artık “CHP’de çılgın projeler yapar” deme zamanı.
“CHP’de hizmet partisidir” dedirtme zamanı.
Zaman, Temiz Siyaset zamanı.
Dev Projelerle CHP’yi iktidara taşıma zamanı.