"Türkiye Olarak Bizim de Bazı Hazırlıklarımız Var"
Ticaret Bakanı Mehmet Muş, dünyadaki çip krizine ilişkin, "Türkiye olarak bizim de bazı hazırlıklarımız var, hatta Ankara'da belli bir yer de bunun için ayrılmış durumda. Şu an bu yatırımla alakalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bir çalışması söz konusu." dedi.
Bakan Muş, dünyadaki çip krizine değinirken de çip üretimi yavaşlayınca elektronik cihaz ve otomobil üretiminin de yavaşladığını dile getirdi. Tayvan'ın çok önemli bir üretici pozisyonunda olduğunu söyleyen Muş, şunları kaydetti: "Çin ve ABD'nin yatırımları söz konusu. Türkiye olarak bizim de bazı hazırlıklarımız var, hatta Ankara'da belli bir yer de bunun için ayrılmış durumda. Şu an bu yatırımla alakalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bir çalışması söz konusu. Yani, burada aslında Türkiye yatırım yapmak istiyor. Türkiye burada bir yatırımcıyı ağırlamak istiyor. Yani bu işin içine girmek istiyor ve girmemiz gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü sürekli taşıma suyla değirmen dönmez. Bunun çok farklı seviyeleri var. Belli seviyelerde çipler üretmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu alanı kaçırmamamız lazım. Bu da Türkiye'nin ve bizim gündemimizde olan bir konu. Gelecek daha da dijitalleşecek ve dijitalleşen her alanda daha fazla bu çipe ihtiyaç olacak. O açıdan buna olan talep her geçen gün daha da artacak. O anlamda biz Türkiye olarak üretici olmak istiyoruz. Burada en önemli ihtiyaçlardan bir tanesi su. Ciddi su kullanılan bir ürün. Temizlenmesiyle ilgili ciddi suya ihtiyaç var. Tayvan su kaynakları geniş olduğu için bu alanda uzmanlaştı. Bu, bizim de gündemimizde olan bir konu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çalıştı orada. Yatırımcı organize edilebilirse, şu an Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırımcı üzerinde çalışıyor. Yerli, yabancı nasıl bir organize yapılacaksa onların gündemlerinde olan bir konu. Ellerinde bir yerleri de var. Bunu organize etmeye çalışıyorlar. Amerika da ciddi yatırımlar yapıyor." Ticaret Bakanı Mehmet Muş, şirketlerin aldıkları sıfır araçlara ilişkin, "İlk tescilden sonra 6 ay geçmeden ve 6 bin kilometreyi geçmeden bunun satışına kısıtlama getireceğiz. Dolayısıyla ne olacaktır? Gerçek anlamda ihtiyacı olanlar gidip alsın. Yani eğer bunu alıyorsanız işte sıfır kilometre değil, ikinci el olacak." dedi. Türkiye'nin, Rusya'nın Avrupa'ya kısıtlı doğal gaz vermesini fırsata çevirip çeviremeyeceği sorusuna karşılık Bakan Muş, Avrupa'nın doğal gazla ilgili bir planı devreye aldığını söyledi. Avrupa'nın, Rus doğal gazına olan bağımlılığını azaltmaya çalıştığını dile getiren Muş, şunları söyledi:
"Kendi kaynaklarını tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Ne ölçekte kesileceğine bağlı şekilde Türkiye'de burada bazı fırsatlar ortaya çıkabilir. Türkiye'nin üretim kapasitesi önemli ve biz ithalat kalemlerine baktığımız zaman yatırım mallarında ithalatımız var. Türkiye, kapasite artırımına da gidiyor. Burada olacak bir sıkışma Türkiye'nin hem yakınlık hem de Gümrük Birliğinde olmasından dolayı bir kalite sorunu bulunmayan bir ülke. Yani Türkiye'nin ürettiği ürünlerin kalitesi artık Avrupa standartlarında. Orada bir eksik oluşursa Türkiye kapatabilir. Bu ihtiyacı Türkiye karşılayabilir. Bunun ne ölçüde olacağını bugünden kestirmek çok zor. Biz üretim kapasitelerimiz, fabrikalarımız, artırdığımız ilave kapasitelerle buradaki ihtiyacı karşılayabiliriz. Bize ihtiyaç olması durumunda burada rol üstleniriz."
İhracımızın yüzde 55'ini AB ve AB dışı Avrupa Ülkelerine Yapıyoruz"
Türkiye'nin ihracatının yüzde 55'inin AB ve AB dışı Avrupa ülkelerine yapıldığını belirten Muş, bu yıldan itibaren çok yoğun şekilde uzak ülkelere gitmekle alakalı stratejiler geliştirdiklerini ve bunu açıkladıklarını ifade etti. Şu an ihracatın menzilini artırmanın gündemlerinde olduğunu vurgulayan Bakan Muş, şöyle devam etti: "Şu an bizim ihracatımızın yaklaşık menzili 3 bin kilometre, biz bunu 4 bin 500 kilometrenin üzerine çıkarmak istiyoruz. Belirlediğimiz hedef ülkelere gitmek istiyoruz ve orada ihracatımızı artırmak istiyoruz. Pazar buldukça, orada şirketlerimiz kendi iletişimlerini, kendi dağıtım kanallarını kurdukça bu çok daha hızlı artacaktır. Avrupa'da geleneksel pazarlarımızı tabii ki artıracağız ama artık oradaki büyüme bizim gelmek istediğimiz ihracat rakamlarına bizi getirmiyor. Bizim artık daha farklı yerlere, daha fazla ürün satma gibi bir durumumuz söz konusu. O pazarlara odaklanacağız. Bundan sonra yapacağımız desteklemelerde bunu hissedilir derecede göstereceğiz." (Ticaret Bakanlığı)