Uygul "Geliyor Gelmekte Olan"

CHP Kırklareli Merkez İlçe Başkanı Özgür Uygul gezi parkı olaylarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamalarla ilgili değerlendirmede bulundu.

 

Başkan Uygul kendi sosyal medya hesabından paylaştığı duyuruda şu ifadelere yer verdi: “

Saygıdeğer Halkımıza Duyurumuzdur!

Bugün partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını izlerken hepiniz gibi biz de dehşete kapıldık. Bırakın bir ülkenin cumhurbaşkanına herhangi bir kahve sohbetinde bile kullanılamayacak kelimelerle bir kez daha kendisi adına biz utandık. Hakaret ve öfke dolu bu açıklamaları en sert şekilde reddediyoruz. Görüyoruz ki iktidar seçimi kaybedeceğini anladıkça saldırmaya ve gerçek kirli yüzünü göstermeye devam edecek. Taksim’deki Gezi Parkı’na yapılmak istenen Topçu Kışlası inşaatına itiraz etmek için başlayan ve Taksim’in ardından ülke geneline yayılan eylemlerin üzerinden dokuz sene geçti. Polis şiddeti sonucu sekiz sivilin hayatını kaybettiği eylemlerde, 10 bine yakın vatandaşımız yaralandı. Eylemler biteli 9 sene oldu ancak Erdoğan kendisine geri adım attıran bu ülkenin onurlu evlatlarını unutamadı.

Olaylara ilişkin AKP’nin grup toplantısında “Olaylar İstanbul’da Gezi Parkı’ndaki birkaç ağacın kesildiği iddiasıyla alevlendirilmişti” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Düşünün Dolmabahçe Valide Sultan Camii’nin içinde bu eşkıyalar, bu teröristler bira şişeleriyle, bira kutularıyla adeta caminin içini pislemişti. Bunlar böyle. Bunlar çürük, bunlar sürtük.”

Bu çirkin sözlerin sahibi Erdoğan aslında bir şeyi çok iyi biliyor. O dönem konuyla ilgili açıklama yapan Bezm-i Alem Valide Sultan Camii müezzini Fuat Yıldırım tüm baskılara rağmen camide içki içildiği iddiasını şu ifadelerle yalanlamıştı: “Burada içki içilmedi. Eylemciler buraya sığındıktan sonra içki içen görselerdi zaten kendileri dışarı atardı”

“Polisin kovaladığı büyük bir grup kapıları zorlayarak içeri girdi. Engellemeye, kapıyı kapatmaya çalıştık ama başaramadık. Bu iki günlük süre içinde yaralılar tedavi edildi. Polis gazından kaçanlar camiye sığındı. Caminin içindeki kameralar kırıldı. Grupla polis arasında arabuluculuk yaptım. Polisin çekilmesini sağlayıp grubun dışarı çıkmasına yardımcı oldum. Lütfen bu olaylar bitsin. Sükûnet gelsin”

Kolluk tarafından konu ile ilgili ifadesi alınan Fuat Yıldırım, caminin güvenlik kameralarının incelenmesiyle camide içki içilip içilmediğinin ortaya çıkarılabileceğini de şu ifadelerle aktarmıştı: “6 saat boyunca sorguya çekilmedim. Bu kesinlikle doğru değil. 1-1,5 saat boyunca arkadaşlar bilgime başvurdu. Orada içki içilip içilmediği soruldu. Ben de ‘İçki içilip içilmediğini görmedim’ dedim. Buradan içki içildiği anlamı da içilmediği anlamı da çıkmaz. İçildiyse caminin 8 güvenlik kamerası var. Oradaki görüntüleri emniyete teslim ettim. Oradan tespit edilebilir”

Yeni Şafak Gazetesi‘ndeki “Hakikatin bilgisine ulaşmak…” başlıklı 9 Haziran 2013 tarihli yazısında Süleyman Gündüz Dolmabahçe Camii’nde bira içildiğine dair iddiaların aslını şu şekilde aktarmıştı:

“İkinci gün müdahalenin şiddet dozu arttığı için göstericiler can havliyle ayakkabılarını çıkartmadan cami kapısının anahtarını kırarak içeri girmişler. Müezzin Fuat Bey göstericileri sakinleştirmiş, yaralananlara camide tedavi imkânı tanımış. Ne alkol alan ve ne de içen bir kişi görmemiş. Polislerle konuşmuş ve ortalık sakinleşince göstericileri camiden sükûnetle çıkartmış. Son cemaat mahfilindeki pencerede ezik bir bira kutusu kalmış. Oraya nasıl bırakıldığını görmemiş.”

Ve sonrasında ne oldu? Doğru söyleyen 9 köyden kovuldu. Daha önce Erdoğan’ın camide içki içildiği iddiasını yalanlayan müezzin Fuat Yıldırım, başka bir camide görevlendirildi.Partili cumhurbaşkanı Erdoğan’ın artık ciddiye alınacak tarafı ne yazık ki kalmamıştır. Bizler için yok hükmündedir. Bu kin ve öfkenin neden kaynaklandığı da gün gibi aşikardır. Sürtük dediğiniz Gezi eylemcileri bu ülkenin onurudur. Gururudur. Gezi çocuklarımıza bırakacağımız en şanlı anılarımızdan biridir. Gezi Ali İsmail Korkmaz , gezi Berkin Elvandır.

Hodri meydan...

Yüce Türk Milleti sana bu hakaretin de bedelini soracaktır. Çünkü bir kuraldır. Kısa çöp ,uzun çöpten hakkını elbette alır. Kimse üzülmesin. Umutsuzluğa kapılmasın. En Başta Erdoğan ve avaneleri anlasın” dedi. (S.Koçtürk)