<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>TRAKYA Gündemi - Trakya, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ Haberleri</title>
<link>https://www.trakyagundemi.com</link>
<description>Trakya Gündemi - Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ haberleri için en güncel, Trakya&#39;nın en iyi adresi  Trakya&#39;dan Güncel Haber - www.trakyagundemi.com</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.trakyagundemi.com</copyright>
<image>
<title>https://www.trakyagundemi.com</title>
<url>https://www.trakyagundemi.com/images/genel/logo.fw.png
</url>
<link>https://www.trakyagundemi.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>GECE YARISI KÜTÜPHANESİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tüm yaşadığınız pişmanlıklara karşı önümüze sürülen alternatif dünyalar. Gece Yarısı Kütüphanesi’nde yaşayamadığınız hayatları deneyimleme şansına ulaşabiliyorsunuz.  Matt Haig’in bu başarılı eserinde seçtiğiniz kitap yaşayabileceğin başka bir hayatı önüne seriyor. Ve bu kütüphanede zaman hiç akmıyor.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hepimiz hayatımızın birçok anında “Ya seçimimi bu yönde yapsaydım? Bu tercihim beni daha mutlu yapar mıydı? Keşke gitseydim, gelseydim, sevseydim ya da sevmeseydim” şeklinde cümleler kurmuşuzdur. Aslında şimdiki zamanın kıymetini bilmek gerekirken çoğumuz geçmişte ya da gelecekte yaşamayı düşüncelerimizden atamıyoruz. Mantıklı olan değil alternatifler çoğu zaman galip çıkıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Özellikle bizi mutsuz eden olaylar ve seçimler sonrasında farklı düşünceler anında zihnimizi ele geçiriyor. Buradaki başrol ise “KEŞKE” kelimesi oluyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu kitapta da hayatı mahvolmuş depresyon içerisinde olan Nora kendini intiharın eşiğinde buluyor. Ancak Gece Yarısı Kütüphanesi’nde yaşayamadığı hayatlar bir bir önüne seriliyor.  Tabi büyük bir arzuyla gerçekleşmesini beklediği durumlar hiçte istediği gibi karşısına çıkmıyor.  Her olay başka bir olayı doğuruyor.  Bundan dolayı her evrende istediği o mutluluğu tam anlamıyla yakalayamıyor. Yine de her hayattan yeni bir şeyler öğreniyor. Tıpkı hayatta yaşadığımız olaylardan ders çıkarmamız gibi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki kusursuz bir hayat mümkün mü? Gece Yarısı Kütüphanesi’nde Yazar Matt Haig mutluluğun sadece yaptığımız seçimlerde mi gizli olduğu sorusunu yanıtlamaya çalışıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kitabın en önemli özelliği yaşayan tüm insanlara hitap etmesi. Hepimiz bu tarz dünyaların içerisinde boğulup gidiyoruz. Keşkeler bir şekilde yanımızda olmaya devam edecek. Ancak onların bizleri ele geçirmesine izin vermememiz gerekiyor. Şu an yaşadığımız hayat bu. Ne eksik ne fazla. Elbette ki her zaman daha iyi bir hayat mümkün. Lakin şimdiki zamanı en iyi şekilde yaşayıp şu an içtiğimiz kahvenin tadını doyasıya çıkarmalı her nefesin kıymetini bilmeliyiz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yazı tam da ihtiyacım olan zamanda kaleme alındı. İyi hislerimizin  çoğalması anın keyfini en iyi şekilde yaşamamız dileği ile.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/gece-yarisi-kutuphanesi/106/</link>
<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 15:22:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HABABAM SINIFI MÜZESİ </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Türk sinema tarihinin en önemli yapımlarından biri. Onlarca belki de yüzlerce kez izlememize rağmen hala ilk günkü tadı ile zihinlerimizde yer edinen başyapıt.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Rıfat Ilgaz’ın unutulmaz eserinden uyarlanan Hababam Sınıfı serisi bizler için adeta bir efsane. Öyle ki Ertem Eğilmez tarafından yönetilen başrollerinde; Münir Özkul, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Tarık Akan gibi yıldızları barındıran Hababam Sınıfı serisinin ilk filmi sadece Ankara’da 28 hafta boyunca vizyonda kalmış.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Ben de hafta sonu bu başyapıtın çekildiği Üsküdar’da bulunan Adile Sultan Kasrı’na gittim. Müzeye dönüştürülen 6/A Edebiyat Sınıfını gezme şansı buldum. 5 TL gibi sembolik bir ücretle giriş yapılan sınıfta bizleri Mahmut Hoca ve sobanın içerisinde bulunan Güdük Necmi karşılıyor.  Aynı zamanda hemen tahtanın önünde ünlü iskelet yer alıyor. Bununla birlikte İnek Şaban ve Hafize Ana’nın da balmumu heykelleri sınıfta bulunuyor. Ancak bunların gerçeği ile çokta alakası olmadığını söylemekte yarar var. Bu konuda acilen bir güncelleme şart. Aynı zamanda oturdukları sıraların üstünde bazı karakterlerin fotoğrafları bulunuyor. Film çekimi esnasında kullanılan eşyaların bir kısmı ve yine seri ile ilgili bilgilendirici afişler ve fotoğraflar sınıfta sergileniyor. Müzeye dönüştürülen sınıf ve bina ziyaretçilerine nostaljik hava sunuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Sınıfta özellikle yoğun saatlerde tam anlamıyla bir fotoğraf çekme yarışı oluyor. Ben de doğal olarak çok fazla anı biriktirdim.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Binanın bahçesi ve girişinde bir takım değişimler yaşandığı için o eski havayı tam anlamı ile hissetmek mümkün olmuyor. Ancak o efsane oyuncuların bulunduğu ve bu muhteşem yapımın ortaya çıktığı alanda yer almak yine de çok iyi hissettiriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bu vesile ile efsane seriyi Türk sinemasına ve bizlere armağan eden herkese bir kez daha teşekkür etmekte yarar var.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/hababam-sinifi-muzesi/105/</link>
<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 16:31:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GİBİ </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Başrollerinde; Feyyaz Yiğit, Kıvanç Kılınç ve Ahmet Kürşat Öçalan’ın yer aldığı son dönemlerin en popüler bir o kadar da başarılı Türk yapımlarından olan Gibi’nin son sezonunu nihayet bitirdim. Gün içerisinde yaşadıkları sıradan olayları büyüterek farklı bir mizah anlayışı ile seyirciye sunan ekip yine yaptıkları işi zevkle izlettirdiler.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu sezonu da diğerleri gibi çok beğendim. Özellikle sezonun ilk bölümü “Övgü” muazzam bir iş olmuş. Övülmeyi seven biri olarak İlkkan’ın düştüğe hallere gelecekte düşme olasılığım oldukça yüksek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">7. bölüm “Dönen Tekme’de kendi içerisinde çok acayip bir iş. Bölüm adeta dizinin özeti gibi. Özellikle bu bölümü konuşmak bana büyük bir keyif verdi. Son sahne de yaşanan olaylar ise paralel evrende Black Mirror hissi uyandırdı. Bundan sonra mesajlarımıza sadece emoji ile cevap veren kişilere şüpheyle bakmak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">8. Bölüm “Defter” ise başlı başına hayatın özeti adeta. Gereksiz insanları kesinlikle hayatımızdan çıkarmalıyız. Tabi mektup kısmı biraz sıkıntılı olabilir. Bu kadar güzel anlatılabilirdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ve sezon finali. Gibi’de sezon finalleri  her zaman farklı bir çağda geçiyor. Bu kez çok çok uzağa M.Ö. 2998-2997 Eğitim-Öğretim Yılı’na kadar gidiyorlar. Konu ise yazı. Yılmaz’ın adeta medeniyeti getirdiği köyündeki okuma yazma seferberliği ve sonrasında kralın da olayın içerisine dalışı çok keyifli bir bölümün karşımıza çıkmasını sağlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">4. sezon içerisinde en fazla beğendiğim bölüm bunlardı. Tabi diğer bölümler: “Bin, Orta Yaş Krizi, 165 ve Kafa Nakli’ni de izlemek oldukça keyifli idi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hazır konuya girmişken 4 sezon içerisinde en beğendiğim 5 bölümü de sıralamasız bir şekilde eklemekte fayda var. “Erasmusla Gelen Yamyam”, “Vücutçu Yalvaç”, “İki İçi Dışı Bir”, “Büfe” ve “Kuki”</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Extra olarak “Kan Parası” ve “Bilanço”</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/gibi/104/</link>
<pubDate>Mon, 03 Jul 2023 16:40:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BLACK MIRROR</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Gün boyunca yaşadığınız her şeyin akşam izlediğiniz bir dizide karşınıza çıktığı bir dünya. Ek olarak üstüne eklenen acımasız kurgu ile.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">4 yıl sonra yeni sezonu ile geri dönen Black Mirror’ın ilk bölümünde tam da bu konu işleniyor. Sıradan hayatına devam eden Joan kendini bir dizide izlemeye başlıyor. Joan is awful (Joan iğrenç biri) isimli bölümde karakterin gün boyu yaşadığı her şey gün yüzüne çıkıyor. Üstelik dijital bir platform bunu yayınlarken Joan hiçbir hak iddia edemiyor. Nedeni kullanım koşullarında.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bölümü izlerken bazı anlar çok gergin geçiyor. Yaptığınız her şeyin birazdan milyonlarca seyirci ile buluşacak olmasının her insanı çok yoğun bir strese sokacağı aşikar. Belki de hayatımızdaki en önemli unsurların başında gelen mahremiyetin hiçbir şekilde kalmaması dehşet verici.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tüm her şeyin kuantum bilgisayarı içerisinde ve aklını kaybetmek üzeresin. Kimsenin böyle bir durumda olmak isteyeceğini düşünmüyorum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aslında verilmek istenen mesaj çok net. Teknoloji ile kişisel alanımız hızla ele geçiriliyor. Teknolojik aletlerimiz her zaman yanımızda ve bizleri bir gözcü gibi izliyor. Ne kadar yardımsever gözükseler de kuyumuzu kazıyor olabilirler.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Her aldığımız ürünün içerindeki uzun metinleri okumadan kabul ediyor, sonuçlarını düşünmüyoruz. Joan da böyle bir üşengeçlik içerisinde kalarak tüm haklarını bir dijital platforma teslim etti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Dizide Netflix kendisi dahil birçok eleştiri de bulunuyor. Gelecekte özellikle mahremiyet konusunda bizleri hiç de iyi şeylerin beklemediği izleyicilerle paylaşılıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki bu bölüm bir sorgulama yapmamıza vesile oluyor mu? Benim için hala uzun metinler önemsiz. Okumadan kabul ediyorum. Ne de olsa çok önemli biri değilim. Ama böyle giderse iğrenç biri olabilir miyim?</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/black-mirror/103/</link>
<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 09:20:59 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KURAK GÜNLER </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Son olarak Emin Alper’in dördüncü uzun metraj filmi Kurak Günler’i Netflix’e gelmesi vesilesiyle izleme şansı buldum. Bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile belediye başkanı Selim ve avukat oğlu Şahin, yerel gazeteci Murat ve kasaba halkı arasında yaşanan çekişmeleri konu edinen Kurak Günleri hem senaryosu hem kurgusu hem de muhteşem görüntü yönetmenliği ile başarılı buldum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">İdealist genç savcı Yanıklar Kasabası’na gelir gelmez kendisi için dehşet verici kasaba halkı için bir o kadar normal görüntülerle karşı karşıya gelerek yeni görevine başlıyor. Başlangıçtaki gerginlik film boyunca hız kesmeden devam ediyor. Havanın sıcaklığı ile gergin atmosferin birleşmesi seyircinin  olaylardan kopmamasını sağlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Savcının ilerleyen günlerde göz göre göre yaptığı hata içinden çıkamayacağı olaylar silsilesi ile karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu karmaşık olaylar filmin kurgucuları; Özcan Vardar ve Eytan İpeker, Yönetmen Emin Alper’in iş birliği ile çok iyi bir şekilde perdeye yansıtılıyor. Bu başarılı kurgunun ülkemizin yanı sıra Avrupa’nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri’nde “En İyi Kurgu” ödülünü kazandığını hatırlatmakta fayda var.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Filmin başından sonuna kadar savcının içerisinde bulunduğu durum o kadar boğucu ve sıkıntı verici ilerliyor ki izleyici olarak karakterin yerinde olmak istemiyor bu nedenle her an filmin içinde yer alıyoruz. Sadece savcı mı? Hayır. Yozlazmış başkan, oğlu, dönemin adamı olma sözünün karşılığını veren hakime ve kasabada yaşayanların çoğu.   En fazla göze çarpan da su sıkıntısına verilen daha doğrusu verilmeyen tepkiler. Kasabanın yaşadığı su problemi had safhadayken bu soruna neden olan yöneticilerin desteklenmesi kasabadaki sıkıntıları çözmeye çalışan savcının ise linç girişimine maruz kalması sinir bozucu olsa gerek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Filmde savcı dahil hiçbir karakterin tam anlamıyla masum olduğu söylenemez. Eğitimlisinden eğitimsizine herkes kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor, herkes kendi gücü seviyesinde zulüm edip yalan söylüyor. Sorunları çözmeye çalışan savcının dahi yeri geldiğinde delil karattığını görüyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Olayların başrolünde kendisinin de olduğunu tam olarak  hatırlayabilseydi bu şekilde cesur kararlar alabilir miydi? Filmin gidişatında gördüğümüz kadarıyla yüksek ihtimal alamazdı. DNA örneği verme cesareti gösterememesi en önemli kanıtlardan biri olarak söylenebilir. Orada yaşadığı tereddüt aslında önemli bir gösterge.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>ADALET Mİ? KİŞİSEL HIRSLAR MI?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Gerçekten adalet sağlanacak mı? Yoksa kişisel hırslar mı kazanacak? Seyirciler film boyunca bu iki soruya cevap arıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Sonuç olarak Emin Alper bizlere iyi bir taşra hikayesi sunmuş oluyor. Ancak mesaj verme kaygısının biraz aşırıya kaçtığını söylemekte gerekiyor. Yönetmen merak ettiğimiz birçok sorunun cevabını bizlere bırakıyor. Bu bazıları tarafından senaryoda kolaya kaçma olarak yorumlansa da şahsi kanaatim bu durum filmi başarılı kılan etkenlerden biri olmuş. Hele ki son sahne. Yönetmen final sahnesi ile film boyunca vermek istediği mesajları tek bir noktada bir araya getiriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Fraklı bir konuda da ekleme yapmak istiyorum. Basın sektörünün içerisinde bulunan biri olarak küçük bir kasabada iki tane yerel gazetenin bulunması bana biraz fazla geldi. Bu şartlarda oldukça zor olsa gerek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Türkiye prömiyeri  59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapan ‘Kurak Günler’ Antalya’dan En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik başta olmak üzere toplam 9 ödülle döndü. Film aynı zamanda 33. Ankara Film Festivali’nden de En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu ödüllerini aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span calibri="" style="font-family:">Kurak Günler, Avrupa’nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Kurgu ödülünü kazandı. Film 2000 yılında EFA’dan Fipresci ödülü alan ‘Mayıs Sıkıntısı’ndan bugüne, Avrupa Film Ödülleri’nden Türkiye’ye ödül getirme başarısı gösteren ilk film oldu.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/kurak-gunler/102/</link>
<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 12:57:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Aslında bu yazıyı yaklaşık bir ay önce yazmayı planlıyordum ancak seçim dönemi o kadar yoğun geçti ki fırsat olmadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">“Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” son zamanlarda izlediğim en özel filmlerden biriydi.  Erich Maria Remarque'ın 1929 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan 2022 yapımı film Netflix’te yayınlanır yayınlanmaz sinemaseverlerin ilgi odağı haline geldi. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok; ismi, atmosferi, hikaye anlatımı, sunduğu muazzam çekim açıları ve aşık olduğum film müziği ile benim için çok ayrı bir noktada yer alıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>SİNEMA SANATI İÇİN BÜYÜK NİMET</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Birinci Dünya Savaşı sinema sanatı için büyük bir nimet. Bu savaş barındırdığı hikayelerle sinema perdesine aktarılacak müthiş hazineler barındırıyor. Zira her yıl binlerce içerik seyirciye sunuluyor. Son olarak “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” bizlerle buluşmuştu. Bu film savaş karşıtlığı ile savaşın gereksizliği ve hiçbir anlam ifade etmediğini her detayı ile bizlere aktarıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI YERİNİ HAYKIRIŞLARA BIRAKIYOR</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Naralar eşliğinde savaşa giden gençlerin yaşadığı hazin son. Adeta oyun olarak gördükleri savaş alanında yaşadıkları korku ve çaresizlik sonrası eve geri dönme isteği. Hikayede gençler gerçekten savaşın acı yüzünü çok derin yaşıyorlar. Savaş alanına giderken duyulan sevinç çığlıkları zaman geçtikçe kendini korku ve haykırışlara bırakıyor. Gençler gerçeklerle yüzleştiğinde artık iş işten çoktan geçmiş oluyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>BUNUN İÇİN MİYDİ? </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Edward Berger tarafından yönetilen filmimizin başrolünde Alman Asker Paul Bäumer bulunuyor. Cephedeki ilk anda komutanı tarafından sen geceye kalmaz ölürsün denilen genç yaptıkları ile hayatta kalma savaşının ne olduğunu bizlere anlatıyor. Paul’un gözünden savaşın tüm dinamiklerini hissediyoruz. Düşmanını öldürürken karşı tarafın çaresizliği sonrası yaşadığı  tereddüt bize tokat gibi çarpıyor. Bir aileyi parçaladığı hissi belki de gördüğü her şeyden daha derin. Bunun için miydi? Milyonlarca insan bundan dolayı mı ölüyor? Her zaman sorulan bu sorular tekrar akıllara geliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>REMAINS</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Filmde benim için akılda kalan en önemli noktalardan biri müzik oldu. Volker Bertelmann imzalı eserlerden özellikle “Remains” kısmına aşık oldum. Herhalde filmi çok sevmemin en önemli sebeplerinden biri müziklerdi. Film sonrası “Remains”i tekrar tekrar açıp dinledim. Volker Bertelmann bizlere gerçekten muazzam bir eser bıraktı. Sonsuz teşekkürler..</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>MUAZZAM İŞ BİRLİĞİ</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Film sonrasında kamera arkası görüntülerini izlediğimde binlerce insanın bu muazzam filmi ortaya çıkarmak için nasıl koordineli şekilde çalıştığını gördüm. Yönetmeninden senaristine oyuncusundan makyaj ekibine kadar herkes en iyisini ortaya koymuş. Alman disiplini bu olsa gerek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>EN ÇOK OKUNAN ALMAN ROMANI</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bu filmin bir kitaptan uyarlandığını yazının başında söylemiştim. Öyle ki Erich Maria Remarque’nin 1’inci Dünya Savaşı’na katıldıktan sonra bu kitabı yazması da bir hayli önemli.  Ki kitap en çok okunan Alman Romanı olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda bu epik hikâye ilk kez 1930 yılında ünlü yönetmen Lewis Milestone tarafından uyarlanmış, en iyi yönetmen ve en iyi film dalında akademi ödüllerini kazanan ilk film olmuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>ÖDÜLLERİ TOPLADI</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">2022’de de Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok; Oscar ödüllerinde en iyi uluslararası film, en iyi müzik ve en iyi prodüksiyon tasarımı dallarında ödülleri topladı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,"><b>GERÇEKTEN YENİ BİR ŞEY YOKMUŞ</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Birkaç yüz metre alanı kapsayan Batı Cephesinde savaş boyunca yaklaşık olarak 3 milyon kişi Birinci Dünya Savaşı’nda ise toplamda 17 milyon insan hayatını kaybetti.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/bati-cephesinde-yeni-bir-sey-yok/101/</link>
<pubDate>Thu, 18 May 2023 14:08:59 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EUROLEAGUE'DE KRİTİK HAFTA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Temsilcimiz Fenerbahçe, Çarşamba ve Cuma günleri Euroleague’de kritik maçlar oynayacak. Normal sezonun son maçında aldığı yenilgi sonrası ligi 8. sırada noktalayan ve bu sezon Euroleague’in en iyi basketbolunu oynayan Olympiakos ile eşleşen Fenerbahçe Pire’deki maçlar sonrasında  final four için bu kez Ülker Arena’da parkeye çıkacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Normal sezonda rakibimize karşı her iki maçta da varlık gösteremeyip kaybettikten sonra play-off ilk karşılaşmasında en azından maçın belli bölümlerinde istediğimiz oyunu oynamış ancak yine de rakibimize cevap verememiştik. Devamında ikinci maçta 16 sayı geriye düşmemize rağmen özellikle Pierre ve Hayes Davis’in muazzam performansı, Edwars’ın yaratıcılığı, Motley’nin pota altı mücadelesi kısacası takım oyunu ile  Pire’de tarihi bir galibiyet elde etmiştik.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu galibiyetle aslında bu eşleşmenin klasik 1-8 eşleşmesi olmadığını salondaki 15 bin taraftara, ekran başındaki milyonlarca seyirciye göstermiş olduk.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Seri başlarken normal sezon maçlarını da göz önünde bulundurduğumda final-four için pek ümidim yoktu. Ancak ikinci maçtaki performans herkes gibi beni de ümitlendirdi. Özellikle doğru basketbolu oynadığımızda rakibimizin nasıl problem yaşadığını hep birlikte gördük. Maçların kafa kafaya gideceğini düşündüğümüzde Olympiakos’un karar anlarında yaşadığı baskı bizim ise bu tür maçları çok fazla oynamış olmamız Fenerbahçe için avantaj gibi gözüküyor. Aynı zamanda salondaki biletlerin tamamının satılması ve taraftar desteği bizim için önemli bir itici güç olacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maçları her zamanki gibi yakından takip edeceğim. Gerçekten çok zorlu olacak. Umuyoruz ki adımızı son dört takım arasına yazdırırız. Yeni koçumuz ve yeni kurulan ekibimizle birlikte tarih yazmaya varız!</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/euroleague-de-kritik-hafta/100/</link>
<pubDate>Tue, 02 May 2023 11:45:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MUĞLA GÜNLÜKLERİ  </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla gittiğim Muğla’dan birçok güzel anı, farklı deneyimler ve muazzam hislerle döndüm. Aslında Şubat ayında Datça ve Marmaris gezisini yapmayı planlamıştık. Ancak yaşadığımız büyük deprem dolayısıyla hem badem çiçeği festivali hem de gezi iptal olmuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ege topraklarına son olarak 2017 yılında Ege Üniversitesi’nden diplomamı aldığım zaman ayak basmıştım.  6 yıl sonra tekrar geldiğim Ege tüm ihtişamıyla beni karşıladı. İlk olarak Eski Datça’yı gezdik.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Muazzam sokaklarda bol bol fotoğraf çektim. Öyle ki o kadar çok fotoğraf sonrasında onları düzenlemek için bayağı bir zaman harcadım.  Dar sokaklar, enfes mimari, tarihi yapılar ve harikulade atmosferi Eski Datça’ya hayran kalmamı sağladı. Tabi burası aynı zamanda Türk Şair Can Yücel’in de yaşadığı yer olarak biliniyor. Evini gördük, sürekli zaman geçirdiği mekanda bademli gazozun tadına baktık.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ardından durağımız Yeni Datça oldu. Tabi burada Eski Datça’ya göre çok fazla gezebilecek bir alan yoktu. Sahilde turlayarak ve yemek yiyerek zamanımızı değerlendirdik. Yemek demişken Datça’da dikkatimi çeken en önemli unsur fiyatlar oldu. Yüksek enflasyonla boğuştuğumuz bu dönemde bu tatil beldesinde fiyatların bu kadar uygun olması oldukça ilginçti. Bunda sezonun daha yeni yeni açılmasının da payı vardır mutlaka. Ancak fiyatların diğer yerlere göre gayet makul olduğu yadsınamaz bir gerçek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İlk günün akşamı Marmaris’te eğlendikten sonra ertesi gün gezimize Aşıklar Tepesi ile devam ettik. Özellikle burada gördüğüm doğal güzelliklerin yanı sıra geçtiğimiz yıllarda yaşanan büyük yangınlarda harap olan alanlar içim sızlattı.  Bu felaketin sonuçlarının yakından görmek gerçekten üzüntü vericiydi. Ancak burası öyle bir alan ki güzelliklerini her şeye rağmen sürdürebiliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Marmaris’te hayran kaldığım bir diğer noktada Eski Marmaris Sokaklarının bulunduğu yerdi. Tıpkı Eski Datça gibi harika sokaklar ve muazzam yapılarla karşılaştık ve bol bol fotoğraflar çektik. Burada içtiğimiz Türk kahvesi de ayrı bir keyifti. Ardından yaptığımız tekne turu ile Marmaris’i daha da farklı açılardan gördük. Özellikle zamanında korsanların uğrak yeri olan Fosforlu Mağara çok dikkat çekici idi. Yaklaşık 3 saatlik tekne turunda doğayı, doğal güzellikleri ve önemli noktaları yakından görme şansı yakaladık. Bu tekne de yediğim yemekler de gayet lezzetliydi. Genelde teknelerde çok iyi yemekler yeme şansım olmamıştı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tekne turu sonrası rotamızı önce okaliptus ağaçları ile kaplı Gökçe Köyü’ne ardından Akyaka’ya çevirdik. Akyaka’da meşhur Azmak nehrinde tekne turuna katılarak buranın tadını çıkardık. Nehir sahip olduğu berrak su, akvaryum alanı, ördek varlığı ve muhteşem manzarası ile gerçekten görülmeye değer.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2 günde Datça ve Marmaris’te yapılabilecek birçok aktiviteyi yaptık. Tabi bu alanları tam olarak deneyimlemek için haftalar gerekiyor. Ancak bu kısa zamanda çok önemli yerler gördüm, iyi arkadaşlıklar edindim, muazzam anılar biriktirdim. Ve en önemlisi bir fotoğraf aşığı olarak çok güzel fotoğraflar çektim.  Kısacası Datça ve Marmaris’e hayran kaldım.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/mugla-gunlukleri/99/</link>
<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 11:55:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>FENERBAHÇE'DEN TARİHİ BAŞARI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı uzun yıllardır yaptığı yatırımın karşılığını 16 Nisan Pazar gecesi nihayet aldı. 9 kez yer alınan final-four ve kaybedilen 4 finalden sonra kupa sevincini doyasıya yaşadık. Tarihin en dominant finallerinden birinde rakibimiz ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi'ni Çekya’nın başkenti Prag’ta bulunan Kralovka Arena’da 99-60 mağlup ederek FIBA Kadınlar Euroleague’in en büyüğü olduk. Sezona üst üste iki yenilgi ile başlayan Fenerbahçe Alagöz Holding sonrasında oynadığı 16 maçı da kazanarak ne denli muazzam bir takım olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>BİR İLK YAŞANDI</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kazanılan bu şampiyonluk sonrası Fenerbahçe hem erkekler hem de kadınlar basketbolunda Avrupa şampiyonluğunu kazanan ilk ve tek kulüp olma başarısını elde etti. Bu büyük başarı benim gibi basketbol aşığı büyük bir Fenerbahçeliyi ekran başında sevince boğdu. Hele ki kaybettiğimiz 4 final sonrasında..</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>HİÇ SANS TANIMADIK</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Biraz önce bahsettiğim gibi Fenerbahçe Alagöz Holding tarihin en dominant finallerinden birini oynadı. 40 dakika boyunca takım halinde hem hücumda hem de savunmada parkeye en iyi performans yansıtıldı. Maçın belli bölümlerinde özellikle Breanna Stewart’ın olağanüstü oyunu ve savunma sertliği rakibe nefes aldırmadı. Fenerbahçe bununla birlikte bazı anlarda faul yaparak rakibine kolay sayı şansı da tanımadı, atılan basketlere anında karşılık verdi. Öyle ki 10’a 7 ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi üstünlüğünden sonra ilk yarının 57-24 Fenerbahçe lehine tamamlanması bunun en büyük kanıtı oldu. Bu muazzam kadro kusursuza yakın bir basketbol nasıl oynanır sorusunun cevabını bizlere net bir şekilde verdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>YOK ARTIK BREANNA STEWART</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2 WNBA Şampiyonluğu, 2 WNBA Finalleri MVP, 1 WNBA MVP, 4 WNBA All-Star, 1 WNBA Yılın Çaylağı, 3x WNBA En İyi 5, 2x EuroLeague Women Şampiyonluğu, 2x EuroLeague Women Final Four MVP, 2x Olimpiyat Oyunları altın madalyası. Bu başarılar ona ait. 28 yaşındaki Birleşik Amerikalı Basketbolcu Breanna Stewart tarihin en büyük final performanslarından birini ortaya koydu. Özellikle ilk çeyrekteki oyunu olağanüstüydü. Kırılma basketlerinde hep onun imzası vardı. Takıma liderlik etti, sorumluluk aldı, şampiyonluğu getirdi. İlk çeyrek 29-17 sonuçlanırken rakip takım kadar sayı atarak acayip bir iş yapmış oldu. Maçta 35 sayı kaydeden Stewart, EuroLeague Kadın finalleri tarihinin en çok sayı atan oyuncusu oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe’de Kayla McBride 16 sayı, Olcay Çakır Turgut ile Satou Sabally 11’er sayı Emma Meesseman’da kaydettiği 10 sayı ile galibiyette öne çıkan isimler oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>TÜRKİYE’YE İKİNCİ KUPAYI GETİRDİ</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe’nin Sırp Başantrenörü Marina Maljković Galatasaray ile kazandığı Eurocup’tan sonra Fenerbahçe ile de Euroleague zaferine ulaşarak ülkemize ikinci Avrupa kupasını getirdi. En önemlisi de maç sonu verdiği röportajında Türkiye’nin özellikle kadın sporlarında elde ettiği başarıları övdü, daha da fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>BEŞİNCİ ZAFERİNİ ELDE ETTİ </b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Belçikalı Oyuncu Emma Meesseman bu zaferle beşinci kez Euroleague şampiyonluğu elde ederek bunu başaran ilk basketbolcu oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>TARAFTAR BİR AN OLSUN SUSMADI</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye’nin en başarılı spor kulübü bir önemli şampiyonluk daha elde etti. Fenerbahçe Alagöz Holding’in kusursuza yakın basketbolu, azmi, isteği, direnci ve kararlılığının yanı sıra Prag’da yerini alan Fenerbahçe taraftarının desteği bu başarıdaki yadsınamaz gerçeklerden biriydi. 40 dakika boyunca itici güç olan basketbolseverler bu finalin kazanılmasında büyük rol oynadı. Fenerbahçe taraftarı takıma verdiği destekle bu şampiyonluğu sonuna kadar hak etti. Üst üste kaybedilen finaller sonrası inancın ve isteğin bitmemesi, desteğin sürmesi oldukça önemliydi. Ben ve milyonlarca taraftar sonuna kadar bu şampiyonluğun tadını çıkarmalıyız. Aziz Yıldırım ile başlayan yatırımlar Ali Koç ile de devam ediyor ve edecek. Her dalda iddialı olan Fenerbahçe bundan sonra da başarılarına yenilerini ekleyecek. Bundan eminiz ve sonuna kadar her anlamda Fenerbahçe’nin destekçisi olacağız.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>SON SÖZ</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi'de finale kalarak büyük bir başarı elde etti. Onların da bu organizasyonda devamlılık sağlaması bizler için çok önemli. Kendilerini yürekten tebrik ediyorum.  İki Türk takımının bu denli büyük bir organizasyonda finalde karşılaşması Türk basketbolu için gurur vericiydi. 13 Nisan 2014’te yine Fenerbahçe ile Galatasaray Rusya’nın Ekaterinburg şehrinde karşılaşmış, Galatasaray gülen taraf olmuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sonuç olarak ikinci kez ülkemize gelen bu kupa bizleri gururlandırmaya devam edecek.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/fenerbahce-den-tarihi-basari/98/</link>
<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 17:14:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DUYGULARIMIZ BİZİMLE </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Öfke, mutluluk, korku, tiksinme, şaşkınlık ve üzüntü. Bu duyguların gösteriliş biçimi farklı farklı olsa da herkes temel de bu 6 duyguyla doğar. Diğer duygular ise sonradan yaşam boyunca öğrenilir. Duygu için, ”Bireyin ruh hâlinde biyokimyasal (içsel) ve çevresel tesirlerle etkileşiminden doğan kompleks psikofizyolojik bir değişimdir. Kişiye özgü sağlık duyusunu belirleyen temel faktör olup, insanın günlük yaşamında merkezi bir rol oynar.” tanımı yapılıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Coşkulu, mutlu, başarılı ve doyurucu bir yaşam geçirebilmemiz için kendimizi, kendimize ait duyguları ve düşünceleri fark edip, tanımaya ihtiyacımız olduğu söyleniyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Bizler duygularımızla yaşıyoruz. Hayatımızın her anında duygularımız bizimle. Şu yazıyı yazarken dahi biraz sinirli olabilir biraz üzüntü duyabilirim. Ya da çok mutluyken veya şaşkınken de bu köşe yazısını yazıyor olabilirdim.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Ancak duyguların kalıcı olmaması durumu gerçekten çok ilginç. Belki de hayatı yaşanılabilir kılan etken. Yakınımızı kaybettiğimizde yaşadığımız üzüntü duygusunun kalıcı olduğunu düşündüğümüzde ne demek istediğim daha net anlaşılabilir. Üzüntü duygusu tıpkı diğer duygular gibi belli bir süre bizimle oluyor ve daha sonra hayatın koşuşturması içinde etkisini yitiriyor. Tam anlamıyla kayboluyor mu. Tabiki de hayır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Ya da Dünya Kupası’nı kazanan Lionel Messi’yi düşünelim. O gün yaşadığı sevinç şu an aynı seviyede mi? Cevap muhtemelen hayırdır. Belki kupadan daha kıymetli bir şey kazanmadı. Ancak bu süre zarfında birçok duyguyu yine yaşadı. Korku, üzüntü, şaşkınlık.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Ya da aşk acısı ayrılık durumu. Kendimden bir örnek vermek gerekirse. Sevdiğim biri ile yaşadığım ayrılık anındaki duyguyu net hatırlıyorum. O duygu kalıcı olsaydı hayat yaşanmaz hale gelirdi muhtemelen. Ancak yaşam içerisinde o kadar çok değişken var ki. Ve bu değişkenlerle birlikte farklı duygularda hayatımız boyunca bizimle olup bizlerle sürüklenip gidiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span sans-serif="" style="font-family:Calibri,">Ne diyelim. İyi ki duygularımız tamamen aynı seviyede kalmıyor.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/duygularimiz-bizimle/97/</link>
<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 16:26:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı geçen yılın istatistiklerini kamuoyuyla paylaşırken oldukça dikkat çekici rakamlar ortaya çıktığı gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bilindiği gibi diş hastalıkları en sık görülen rahatsızlıklardan. İlimizde hem devlet hem de özel sektörde yüzlerce diş doktoru hizmet veriyor. 2015 yılından buyana yeni binasında hizmet veren Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde de geçen yıl yüz binlerce kişiye tedavi imkanı sağlandı. 2022’de merkezde toplamda 125 Bin 197 hastaya sağlık hizmeti verildiği duyuruldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben de bir kanal bir dolgu olmak üzere 2 kez tedavi oldum. Kanal tedavimden çok memnun kalsam da dolgu da biraz aksilikler olmadı değil. Sıkıntı yok. Tabi en önemli problem aylar sonrasına verilen randevular olarak göze çarpıyor. Özellikle diş hassas bir organ ve ağrı başladığı an yanında büyük problemleri beraberinde getiriyor.  Randevuların mümkün olan en yakın zamana verilmesi bu nedenle çok önemli. Umuyoruz ki bu sıkıntılar da düzelecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tekrar rakamlara dönecek olursak 26 bin 474 diş dolgusu, 7 bin 601 kanal tedavisi, 23 bin 319 sabit protez, 4 bin 627 hareketli protez, 22 bin 291 diş çekimi, 15 bin 335 diş taşı temizliği, 27 bin 954 panoromik röntgen, 8 bin 711 periapikal röntgen işlemi yapıldığı görülüyor. Rakamlar Kırklareli olarak dişlerimize daha da fazla özen göstermemiz gerektiğini de bizlere söylüyor gibi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ayrıca genel anestezi altında 82 diş çekimi, 91 diş dolgusu ve 19 kanal tedavisi yapılmış. Bununla birlikte evde sağlık hizmetleri de veriliyor. Yine geçen yıl yatağa bağımlı hastalara; diş çekimi, diş dolgusu, sabit ve hareketli protez gibi sağlık hizmetleri sunuldu. Normal şartlarda polikliniğe gelemeyen yaşlı, yatağa bağımlı hasta yakınlarının 444 38 33 Nolu telefonu araması ile evde sağlık hizmetleri birimine başvuru kaydı yapılıyor. Kayıt işlemi gerçekleştirilen hastaların tedavileri planlanarak evlerinde yürütülüyor. </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kırklareli’nde sağlık yatırımları artarak devam ediyor. 250 kişilik ek hastane binası da ilimize kazandırılacak. Fiziki yatırımların yanı sıra randevu meselesinin de tam anlamıyla çözülmesi gerekiyor. Umuyoruz ki sağlıktaki tüm problemler halledilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/agiz-ve-dis-sagligi/96/</link>
<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 16:24:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>VAZGEÇİLMEZ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hoca Ahmet Yesevi çayı sıcak sıcak içince terler ve yorgunluğu gider. Sonra 'Bu şifalı bir şey imiş, hastalarınıza bundan içirin ki şifa bulsunlar. Allah kıyamete kadar buna revaç versin' diye dua etmiş. İşte çay bundan sonra bütün Türkler arasında kullanılmaya başlamış ve şifa verici bir içecek olmuş.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çay, çeşitli bitkilerin yapraklarının, çiçeklerinin, köklerinin, gövdelerinin, kabuklarının, tohumlarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla elde edilen bir içecek türüymüş. Tanımı bu şekilde yapılıyor.  Ancak bizler için bu tanımdan daha fazlası. Hayatımızın vazgeçilmezi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Evimizde, iş yerimizde, kafede, sokakta, merada. Aklımıza gelebilecek her yerde çayı tüketiyoruz. Rakamlar da bunu doğruluyor. Türkiye’de günlük 245 milyon bardak çay içiliyor. Yıllık kişi başı çay tüketiminde Türkiye 3,5 kilogramla birinci sırada yer alıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sohbetlerimizin vazgeçilmezi çay çoğu zaman mutluluk hormonu serotonini iliklerimize kadar hissetmemizi sağlıyor. Çay çoğu zaman bizlere neşe katıyor. Kimileri açık kimileri demli seviyor. Limona tüketenler de mevcut. Bazıları da siyah çay değil de adaçayı, yeşil çay ya da bitki çaylarına yönelebiliyor. Çay yazın harareti alıyor, kışın ise içimizi ısıtıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İşin özeti: Çay sudan sonra vazgeçilemeyecek bir içecek, eşsiz bir dost, kıymeyli bir arkadaş gibi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ülkemizde en çok kullanılan cümlelerden bazıları ‘Çay söyle, çay içer misin, hadi çay içmeye” Uzun yıllar boyunca da söylenmeye devam edilecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/vazgecilmez/95/</link>
<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 14:50:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BASKETBOL</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2004 ya da 2005. Bu yıllarda 10 yaşındayken basketbol izlemeye başladım. Tabi o dönem Türkiye Ligi, Euroleague, NBA ve diğer ligler. Çoğu ücretsiz olarak yayımlanıyordu. O zamanki ismi ile Efes Pilsen ve Ülkerspor’un dominasyonu esnasında bir Fenerbahçeli olarak maçları izlemek farklı bir hissiyat veriyordu. Çünkü her Ülkerspor maçında kazanmamızın zor olduğunu düşünerek maçları takip ediyordum. Benim serzenişlerimi duymuş olmalılar ki Fenerbahçe ve Ülkerspor birleşti. Fenerbahçe Ülker ilk şampiyonluğunu 2006-2007 sezonunda Efes’e karşı 4-0’lık final serisi skoru ile elde etti. Bu dönemde okulumun bahçesine yapılan basketbol potaları ile birlikte oyunu da oynamaya başladım. Öyle ki neredeyse her gün saatlerce basketbol oynuyorduk. Bir yandan Türkiye Ligi, Euroleague ve NBA’i takip ederken bir yandan da saatlerce sıcağın altında elimize hangi tür top gelirse basketbol oynuyorduk. Hatta bir arkadaşımla final serisi bile yapmıştık. 10’a 5 seriyi kaybetmeme rağmen iyi mücadele etmiştim.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Seneler geçti. Fenerbahçe yavaş yavaş Avrupa’nın en iyi takımlarından biri haline geldi. Euroleague’in en önemli takımlarında biri olan Fenerbahçe Obradovic yönetiminde  2015-2016’da son topta CSKA’ya kaybetti. Daha doğrusu son top sonrası uzatmaya giden maçta maalesef yenildik. Kupa ellerimizden bir anda kayıverdi. Halbuki ne kadar da güzel geri dönmüştük.  O gün yaşadığım üzüntüyü şimdi de hatırlıyorum. Ardından bir yıl sonra bu kez İstanbul’da Olimpiakos’a karşı İstanbul’daki finalde hata yapmadık ve ilk Euroleague şampiyonluğu Türkiye’ye gelmiş oldu. O muazzam kadrodan Bogdanovic ve Udoh ayrılmasına karşın 2018’de bir final daha oynadık. Fakat bu günlerde NBA’de fırtına gibi esen dünyanın en iyi basketbolcularından Doncic’i o akşam durduramamıştık.  Devamında Anadolu Efes’te son 2 yılda elde ettiği şampiyonluklar ülkemizi Avrupa arenasında en tepe noktaya çıkartma başarısı gösterdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ülkemizin çok önemli bir basketbol kültürü var. Efes Pilsen, Tofaş, Eczacıbaşı, İTÜ ile başlayan başarılar yine Anadolu Efes ve Fenerbahçe’nin Euroleague, Galatasaray ve Darüşşafaka’nın Eurocup, Beşiktaş’ın Eurochallenge kupaları ile taçlandı. Geçen sene Bahçeşehir Koleji FIBA Avrupa Kupası’nı kazandı. Her sene 10’a yakın takımımız Avrupa’da mücadele ediyor. Türkiye Ligi Avrupa’nın en kaliteleri liglerinin başında geliyor. Ülke olarak bu sporu seviyor ve sahipleniyoruz. Bununla birlikte başarılar da geliyor. Aynı zamanda yatırımlarda artmış durumda. Türk Hava Yolları’nın Euroleague’e sponsorluğu gerçekten muazzam bir işti. Bu sponsorluk hala da devam ediyor. Ülke olarak Avrupa Basketbol Şampiyonası ile Dünya Basketbol Şampiyonasına ev sahipliği yaptık. 2 finali kaybetmesek tabi biziler için daha da iyi olabilirdi. Önümüzdeki yıllarda bir Euroleague Final Four’u düzenlesek tadından yenmez. Özellikle Fenerbahçe’nin Evi Ülker Spor ve Etkinlik Salonu olursa daha da iyi olur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yazı da her şeye dokunmaya çalıştım. Basketbol kültürü, başarılar, yatırımlar, kurallar. Anlatmaya kalksak onlarca sayfa yazmamız gerekiyor. Türkiye’de basketbol hiç olmadığı kadar takip ediliyor ve ilgi görüyor. Avrupa basketbolunun bir ayağı ülkemiz. Çok büyük takımlarımız var. Yatırım ve destek geldikçe bununla birlikte başarılarda geliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben bu sporu izlemeyi ve takip etmeyi çok seviyorum. Umuyorum ki her sene istediğimiz başarıları elde ederiz.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/basketbol/94/</link>
<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 14:49:55 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HAYVAN SEVGİSİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2 yıl önce sahiplendiğimiz muhabbet kuşumuzla birlikte hayvanlara bakış açım değişti. Eskiden çok fazla temas kurmadığım hayvanlarla artık daha da fazla temas kuruyorum.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Muhabbet kuşu (Melopsittacus undulatus), papağan türleri içerisinde yer alan, evcil bir kuş türü. Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek tür. Küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip. Bu alımlı dış görünüşlerinden ötürü, muhabbet kuşları, dünya genelinde yoğun olarak evcil olarak besleniyor. Aynı zamanda soğuk hava şartlarında hayatta kalamıyorlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Boncuk adını verdiğimiz ilk kuşumuzla temas kurduğumda ilk anda gerçekten çok ürkmüştüm. Özellikle ayakları ile başıma konması ben de çok değişik hisler uyandırdı. Ancak daha sonra hem o bizimle hem de biz onunla çok yakın bir ilişki içerisine girdik. İlk anda bir kuşun konuşabileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi. Ancak zaman geçtikçe kuşumuzun yanında öğreteceğimiz kelimeleri yüzlerce kez tekrarlamamız meyvesini verdi. İlk cici kuş kelimesini duymak o gün beni çok şaşırtmıştı. Şu an sıradan bir durum. Muhabbet kuşları, çok cana yakın. Sürekli iletişim halindeler. Alıştıkları zaman kendilerini aileden biri olarak görmeye başlıyorlar ve yalnız kalmayı hiç sevmiyorlar. En önemlisi de hassaslar. Boncuk cereyanda kaldığında ciddi bir rahatsızlık geçirmiş ancak atlatmıştı. Ancak bir gün camın açık kalması nedeni ile uçarak kayıplara karıştı. Umuyorum ki hayatına devam ediyordur. O gün yaşadığım üzüntü de ona ne kadar bağlı olduğumu derin bir şekilde bana hissettirdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ardından başka bir kuş sahiplendik. Görünümünden dolayı adını maviş koyduk. 1,5 yıldır bizimle. 30’a yakın kelimeyi söyleyebiliyor ve hiç boynumuzdan inmiyor. O kadar cana yakın ve sıcakkanlı ki.  Onunla vakit geçirmek, ötüşünü, uçuşunu ve konuşmasını dinlemek büyük keyif veriyor. Ailemizin çok önemli bir parçası. Çok şükür herhangi bir sıkıntısı da yok.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Evcil hayvan beslemek genel anlamda hayvan sevgisini ve hayvanlara karşı olan bakış açımı da değiştirdi. Eskiden hayvanları görür belki biraz sever sonra yoluma bakırdım. Şimdi elimden geldiğince destek de olmaya çalışıyorum. Çevremde hayvanlara karşı sevgi ve saygı besleyen insanları da gerçekten takdirle karşılıyorum.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/hayvan-sevgisi/93/</link>
<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:14:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>e-Doğum  </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">e-Doğum uygulaması ile Türk vatandaşlarının yeni doğan bebeğinin nüfus kaydı doğduğu sağlık kuruluşu tarafından yapılıyor ve kimliği ailesinin adresine gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Uygulama güzel kullanışlı. Artık talep edilince doğum zamanları yanlış alınmıyor. Sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocukların e-Doğum üzerinden doğum bildirimi yapılabilmesi için çocuğun isminin belirlenmiş olması, anne ve babanın Türk vatandaşı olması, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşundan taburcu olunmamış olması ve sağlık kuruluşundan talep edilmesi gerekiyor. Doğum tescili sağlık kuruluşlarında yapılan bebeklerin kimlik kartları adreslerine gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Uygulama, Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülen çalışmalar kapsamında İçişleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sağlık kuruluşu personellerine verilen eğitimler sonucu 81 ilde toplam 309 sağlık kuruluşu yetkilendirildi. İlerleyen zamanlarda gerekli eğitim ve altyapı çalışmaları tamamlanarak tüm sağlık kuruluşlarında e-Doğum uygulamasına geçilmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce e-Devlete eklenen “Doğum Bildirimi Başvurusu” hizmeti sayesinde, Türk vatandaşları artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabiliyor. Bunlar konuyla ilgili kısaca bilinmesi gerekenler.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tabi doğum olayı dünyaya yeni bir canlının gelmesi başlı başına muazzam bir olay. Aileler için süreç 9 ay önce başlıyor ve doğuma kadar zorlu bir o kadar da heyecanlı bir dönem yaşanıyor. Doğumla birlikte yapılması gereken birçok iş var. Bunların en başında gelen de kimlik kartı. İşte sistemin kolaylaşması aileler için ekstra bir avantaj. İlerleyen zamanlarda tüm sağlık kuruluşlarında e-Doğum uygulamasına geçilme durumu da oldukça iyi bir haber.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yeni kimlik kartı ailelerin yapması gereken onca işten biri. Bu zorlu süreçte yapılacak bir işe kısa zamanda tik atmakta onlar için oldukça önemli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Neyse çocuk sağlıklı olsun da bunlar bir bir hallolur.  </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/e-dogum/92/</link>
<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:13:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİSİKLET</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">BİSİKLET</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bisiklet, kolay kullanım yöntemi çevre dostu özellikleri ile her zaman cazip bir ulaşım aracı oldu. İlk bisiklet aldığım zaman hissettiğim duyguyu hiçbir zaman unutamam. O kadar güzel ve faydalı bir araç ki yaşadığımız şehir Kırklareli’nde adeta bir can suyu işlevi görüyor. İlimizin küçük olması sebebi ile bisiklet şahsen benim neredeyse tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor. Aynı zamanda kullanmaktan da oldukça fazla keyif alıyorum. Vites değişimlerinin verdiği haz bir başka. Hele ki trafiğin yoğun olduğu saatlerde bisiklet kullanımı bana ve diğer sürücülere ciddi avantajlar sağlıyor. Soğuk kış günlerinde dahi önlemler alındığında bisiklet sürülebiliyor. Ancak dikkatli olmak, kurallara uymak, gerekli ekipmanları eksiksiz bir şekilde edinmek her araç kullanımında olduğu gibi bisiklette de önemli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak Kırklareli’nde sadece yolun kendi arabalarına ait olduğunu düşünen, sürekli korna ile sözde uyarmaya çalışan, trafik kurallarından bir haber sürücüler de mevcut. Zaten bisiklet kullanan bir kişi sağını solunu önünü arkasını ciddi bir şekilde kontrol etmek zorunda ve geneli ediyor. Ancak çoğu sürücü sürekli kornaya basma ihtiyacı duyuyor. Bu durum da oldukça sinir bozucu. Bunun bir sebebi de Kırklareli’nde bisiklet yolunun bulunmaması. Modern bir şehir olarak her zaman kendimizi göstersekte bu konuda hiçbir iş ve icraat yok. Şu an yapımı devam eden Millet Bahçesi’nde yaklaşık 1 km’lik bir bisiklet yolu yapılıyor. Onun dışında şehir merkezinin belli noktalarına da gerekiyor. Ancak dediğim gibi hiçbir gayret, proje ve çalışma benim bildiğim yok. Umalım ki bu projeler yakın zamanda yapılsın.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kırklareli’nde araç sayısı insan sayısını geçmek üzere. Birçok kişinin bisiklet tercih etmesi hem geleceğimiz hem de kendimiz açısından  önemli. Hele ki iklim değişikliğinin en üst seviyede olduğu bu dönemde. Birde tabi bisiklet sürücüsüne saygı da fazlası ile önemli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ne diyelim bisiklet sürücüsü çoğalsın, ulaşım daha da kolay hale gelsin.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/bisiklet/91/</link>
<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 16:26:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PİRAMİTLER</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Tarihle ilgilendiğim günden bu yana en dikkat çekici konulardan biri Mısır'daki piramitlerin nasıl inşa edildiği sorusuna verilen cevaplar oldu. Öyle ki piramitleri uzaylıların inşa ettiğini söyleyenler bile var.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Piramitlerle ilgili her yıl o kadar fazla çeşitte haber çıkıyor kii. Mesela piramitlerin her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiş. Bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafenin ise  yüzlerce kilometre uzaklıkta olduğu aktarılıyor. O zamanki şartları düşününce sadece bu örnek bile yapım sürecinin ne denli zorlu ve yıpratıcı olduğunu bizlere söylüyor. Yapılan bazı çalışmalar işçilerin bazılarının 15 ton ağırlığındaki dev taşları taşımak için Nil Nehri'ne ait bir kanalda yüzdürdüğünü ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Geçtiğimiz aylarda da   4500 yıllık bir rampanın keşfi, Mısırlıların teknolojik bilgileri hakkında ipuçları veriyor. Dile kolay 4500 yıl. Mısır'daki araştırmacılar ise  bir taş ocağından kaymaktaşı taşları çekmek için kullanılan rampa sistemi ve ve raporlar, bunun Mısırlıların piramitleri nasıl inşa ettiklerine dair ipuçları sağlayabileceğini öne sürdü. Ancak rampa sistemi piramitlerin tam olarak nasıl inşa edildiğini bizlere açıklamıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Büyük Piramit dünyanın 7 harikasından geriye kalabilen tek yapı. 4500 yıldır ayakta. Bu sayıyı her duyduğunda insan hayret ediyor. Bu yapı nasıl ayakta kalabildi? Çevresel şartla nasıl dayanabildi?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Giza’nın büyük piramidi olarak bilinen bu yapı firavun Khufu için yapılmış. 146.6 metre yükseklikte. Her biri tonlarca ağırlıkta 2 milyondan fazla taşı çok hassas bir şekilde üst üste yerleştirerek inşa edilmiş. İçinde 3 tane özel bölme var. En üstteki bölme Kral odası olarak geçiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Okuduklarımız, izlediklerimiz, anlatılanlar o kadar muazzam ki. Ancak tabi bu muazzam eserleri yakından görmek şart. O yapıları hissetmek, canlı gözlerle deneyimlemek ve sonrasında hikayeleri anlatabilmek gerçekten muazzam olur.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İnsanın yapabildiği en özel eserlerden biri olan  piramitleri en yakın zamanda görebilmek dileği ile…</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/piramitler/89/</link>
<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 16:25:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İLGİ ARTIYOR </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ülkemizi derinden etkileyen depremler ve olası İstanbul depremi öncesi ilimiz Kırklareli, yine ön plana çıktı. 1999 Gölcük depremi sonrası bölgeden birçok göç alan şehrimiz, bu yaşadığımız depremler sonrası da deprem riski en az il olarak göze çapıyor. Bugüne kadar merkez üssü Kırklareli olan bir deprem kaydının olmamasının tabii ki çok sayıda jeolojik sebebi vardır. Bunlardan en önemlisi ise ülkemizin karasallaşan ilk topraklarının ilimiz sınırları içerisinde kalması ve Istranca Dağları’nın bir masif tabakaya sahip olması sayılabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Depremin yıkıcı gücünden korkan insanlar için Kırklareli yine çok cazip bir yer haline gelmeye başladı bile. Pandemi ile birlikte şehrimize başlayan ilgi, bundan sonraki süreçte katlanarak artacağı düşüncesindeyim. Son yıllarda sadece merkez ve ovadaki yerleşimler değil, ilimizin en ücra köşelerinden bile araziler satın alınıyor. Öyle ki bazı gözde köylerdeki tarla fiyatları, başka bir yerleşimdeki arsa fiyatları ile yarışır hale geldi. Yıllar önce Tekirdağ Valisi olan ve şu an İstanbul Valiliği görevinde bulunan Ali Yerlikaya, Trakya’daki arazilerin toplandığını belirterek, vatandaşlara arazilerini satmamaları konusunda uyarı yapmış ve bu çağrı ülke genelinde yankılanmıştı. Gel gelelim köyden kente göçün de etkisiyle çok sayıda insan tarlalarını satarak şehirlerden kendine ev almanın peşine düştü. Bugüne kadar bölgemizde ne kadar çok arazi yer değiştirdi bilmiyorum ama atadan, dededen miras kalan arazilerini satmayan insanların satanlara göre azınlıkta kaldığını söyleyebilirim.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/ilgi-artiyor/88/</link>
<pubDate>Mon, 27 Mar 2023 15:55:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TASARRUF ŞART</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yaşam kaynağımız su. Ancak gezegenimiz son yıllarda ısınıyor. İklim değişikliği, küresel ısınma, kuraklık derken su kaynaklarımız gitgide tükeniyor. Bunu Kırklareli’nde de ciddi bir şekilde hissediyoruz. Özellikle son dönem de gelmeyen daha doğrusu az miktarda düşen  yağışlar barajlardaki su miktarının azımsanmayacak şekilde düşmesine sebep oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu sebeple su tasarrufu elzem. Tabi işe ilk olarak kendimizden başlamamız gerekiyor. Ancak devlet de bu konuda programını hazırladı. İklim değişikliğine bağlı su stresi yaşayan ülkemizde ev, iş yeri ve sanayide su kayıplarının önlenmesi, yasal altyapının oluşturulması, tarımda modern sulama yöntemlerinin kullanılması, halkın bilincinin artırılması hedefleriyle Su Verimliliği Seferberliği başlatıldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Su Verimliliği Seferberliği, çiftçiden sanayiciye, öğrenciden ev hanımına, özel sektörden tüm kamu kurum ve kuruluşlarına kadar, toplumun bütün kesimlerini kapsayacak. Kendimde dahil olmak üzere bu seferberliğe uymak geleceğimizin aydınlık olabilmesi için çok önemli. Çalışma günümüzde yüzde 33,54 olan su kayıp oranının 2033 yılına kadar yüzde 25, 2040 yılına kadar da yüzde 10 seviyesine düşürülmesi için yürütülecek çalışmaları içeriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Özellikle bireysel anlamda hedef kişi başına düşen su tüketim oranını 150 litreden 100 litreye düşürmek. Bunun için tabi eğitim de şart. Bireysel su kullanımlarında davranış değişikliğinin sağlanmasına yönelik eğitim, bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarına hız verilecek. Suyun verimli kullanılması amacıyla cihaz, ekipman ve malzemelerin geliştirilmesi ve kullanımının yaygınlaştırılması sağlanacak. Günümüzde 146 litre olan kişi başı günlük ortalama su tüketim miktarı 2050 yılına kadar kademeli şekilde 100 litreye düşürülecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu seferberlik öncesinde de elimden geldiğince suyu tasarruflu kullanmaya özen gösteriyordum. Gerçekten işler değişmezse gelecekte bir kap suyu bulmak bile güç hale gelebilir. Şu an için israf edilen suyu geri getirmek mümkün değil. Ancak her şey bitmiş de değil. Umuyoruz ki gezegenimizi ayakta tutacak hamleleri en hızlı biçimde doğru şekilde uygulayabiliriz.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/tasarruf-sart/87/</link>
<pubDate>Mon, 27 Mar 2023 15:49:03 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KALDI 4</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Temsilcimiz Fenerbahçe Beko Euroleague’de iki haftalık mini bir yenilgi serisi sonrasında Cuma akşamı Zalgris önünde galibiyete ulaştı. Sarı lacivertliler maçın başından sonuna kadar üstün olan taraftı. İlk yarıda Guduriç ve Jekiri ikinci yarıda ise Nigel Hayes Davis çok önemli performanslar göstererek galibiyete uzanmamızı sağladılar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Milano maçının aksine Fenerbahçe Beko Zalgris karşısında  Tyler Dorsey’nin de devreye girmesiyle üç sayılık atışlarda iyi bir yüzde yakaladı. 19 üçlüğün 9’unda isabet bularak yüzde 50 oranına eriştik. Aynı zamanda iki sayı yüzdemiz de iyiydi. 36’da 21 ile yüzde 58.3’ü bulduk.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maçtan 87- 79 üstün ayrılarak play-off yolunda önemli bir eşiği geçmiş olduk. Hayes Davis, Guduriç, Dorsey, Motley ve Jekiri çift haneli skorlar üreterek galibiyette önemli rol oynadılar. Biberovıç’te kritik anlarda attığı iki üçlükle ön plana çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Zalgris’te ise Rolands Smits’in 18, Brazdeikis’in 10, Kevarrius Hayes’in 12 ve Isaiah Taylor’in 7 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Euroleague’de artık geriye dört maç kaldı. Önümüzdeki hafta İspanya’da Real Madrid ve Baskonia maçlarımız var. En azından bu karşılaşmalardan bir galibiyet almak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Umuyoruz ki yolun sonu dörtlü final olur.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/kaldi-4/86/</link>
<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 14:50:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SEMBOL NOKTASI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bilindiği üzere Kırklareli’nde festival alanını kapsayan ve Edirne Yoluna kadar uzanan alanda geçen yıl Millet Bahçesi çalışmaları başlamıştı. Çalışmalar son hızla devam ediyor ki umuyoruz bu yıl içerisinde de tamamlanacak. Daha önce yapılabilir miydi? Kesinlikle evet. Neyse geç olsun güç olmasın. Kırklareli için yapılan her güzel hamle bizleri sevindiriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Şehrimiz için bu proje gerçekten önemli. Çünkü alan oldukça düzensizdi. Projenin  tamamlanmasıyla birlikte 1061 metrelik bisiklet ve koşu yolları, yürüyüş yolları, dinlenme mekanları, küçük oturma grupları, açık hava sineması, kültür-fizik alanları, kamelyalar ve 3 katına çıkacak yeşil alanıyla ilimizin en önemli noktalarından biri olacak. 54 dönümlük arazi üzerine kurulacak olan projede halihazırda 587 ağaca ilave olarak 831 adet ek ağaç dikilecek. Kırklarelililer Millet Bahçesi’nde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerden yararlanabilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu saydığımız unsurlar gerçekten bizler için mutluluk verici. Çünkü mevcut yeşil alan 3 katına çıkacak. Alanda sosyalleşmek için çok cezbedici hale gelecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Millet bahçesi projesinde aynı zamanda 4430 tane çalı formu bitkiyle peyzaj çalışması renklendirilecek. 6600 adet sarılıcı çok yıllık otsu bitkilerle peyzaj düzenlemesi yapılacak. Yağmur suyunu biriktirip peyzaj alanlarının yağmur suyu ile birlikte bakımı ve işletmesi gerçekleştirilecek. Herhangi bir şekilde şebeke suyu kullanılmayacak.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Burada kaykay pisti, üniversite öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda bir açık hava sineması, ateşsiz piknik alanı, dinlenme ve oturma grupları ve pek çok noktada çocuk oyun alanları, kültür- fizik alanları, kamelyalar, kuru havuzlar ile 800 m2’lik ticari üniteler de olacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Proje bir önceki Vali Osman Bilgin döneminde yapılan çalışmalar sonrasında hayata geçmişti. Burada yanı zamanda tarihi eserler de restore ediliyor. İlimizin sembollerinden tarihi gar binası da restore edilerek adına ve tarihine yakışır bir hale geldi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Umuyoruz ki burası ilimizin sembol noktalarından biri olacak. Emeği geçenlere tekrar teşekkürler..</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/sembol-noktasi/85/</link>
<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 14:50:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CAN SIKINTISI </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Gün içerisinde hepimizin yaşadığı kronikleşmiş olay. Can sıkıntısı.  Bazı bilgi kaynaklarına göre, “Can sıkıntısı, bir kişinin özellikle yapacak bir şeyi kalmadan bıraktığı zaman, yaşadığı çevreye ilgi duymadığı veya bir gün ya da dönemin sıkıcı ya da sıkıcı olduğunu hissettiği zaman yaşanan duygusal ve bazen psikolojik bir durum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Can sıkıntısı esnasında kendimizi huzursuz ve mutsuz hissederiz. Bunu ortadan kaldırmadan önce de sürekli canım sıkılıyor cümlelerini etrafımızdaki insanlarla paylaşırız. Normal insanlarda bu durum kısa bir süre zarfında ortadan kalkarken can sıkıntısına yatkın insanlarda bu durum daha da uzun vadede çözüme kavuşuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Özellikle pandemi döneminde evlere kapandığımız günlerde bu durumla keskin bir şekilde yüzleşmek zorunda kaldık. Bir yandan virüs dolayısıyla psikolojimiz olumsuz yönde etkilendi. Bir yandan da alışkanlıklarımızın dışına çıkmak bizlere can sıkıntısı olarak geri döndü. İlk zamanlar bu duruma uyum sağlamak zor olsa da ilerleyen günlerde can sıkıntısı ile başa çıkma konusunda deneyim sahibi olduk. Ancak virüsün etkisi her zaman aklımızın bir köşesinde korku ile kaldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak yeni deneyimler ya da yapmaktan keyif aldığımız hobiler bizi ayakta tuttu. Tabi buradan can sıkıntısını gidermek için sevdiğiniz aktiviteleri yapın demek klişe olarak gelebilir. İlk olarak sıkıntının kaynağına inip onunla yüzleşmek sonrasında rutin aktiviteleri yapmak ya da yeni şeyler denemek bana daha doğru geliyor. Tabi sıkıntı ile de yüzleşmek o kadar kolay değil. Yoksa bu yazıyı yazmak pek mümkün olmazdı. Ancak hayatta canımızı sıkan durumlar her zaman olacak. Olaylar olmasa dahi bir  an hiçbir şey olmadan da canımız sıkılabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Calibri","sans-serif""> Bu durum muhtemelen insanlık yok oluncaya kadar da devam edecek. </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/can-sikintisi/84/</link>
<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 12:36:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DUYMAK </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">5 duyu organımız görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma ruhumuzun ve bedenimizin en önemli parçaları. Onlar her zaman bizimle. Duyu organı, stimülasyonlar (uyarılmalar) sonucu çevreden aldığı bilgileri elektrik impulslarına çeviren organ. Bilgiler, sinirler aracılığıyla beyne iletilirken filtrelenirler; diğer organlardan gelen bilgilerle ve önceden beyinde depolanmış olanlarla karşılaştırılırlar ve beyinde algıya dönüşürler. Tanımı böyle ifade ediliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yazımızda duymak üzerine konuşacağız. İşitme, kulak kepçesiyle toplanan ses dalgaları kulak yolundan kulak zarına gelir ve kulak zarını titreştiriyor. Zarın titreşimleri kulak kemikçikleri tarafından kuvvetlendirilip oval pencereye iletiliyor. Oval penceredeki ses titreşimleri dalız içindeki sıvı ile salyangozdaki sıvıya geçiyor. Ses titreşimleri salyangozdaki sıvıdan işitme duyu hücrelerine oradan da sinirlere aktarılıyor. Sinirler tarafından alınan ses beyne iletiliyor ve işitme sağlanıyor.  Kusursuz bir insan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri işitiyor. İnsan sesi ise yaklaşık olarak 500–3000 Hz arasında.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Günlük hayatımızın en önemli unsurlarından biri iletişim. İletişim kurarken birbirimizle konuşuyor, birbirimizi dinliyor ve duyuyoruz. Gün içerisinde olumlu ve olumsuz olmak üzere birçok cümle ile karşılıyoruz. Bazıları bizleri mutlu ederken bazıları ise üzüyor. Kimi zaman bizi sevince boğan iş tekliflerini duyarken kimi zaman ise bir yakınımızı kaybettiğimiz haberini işitiyoruz. Kulağımıza giren cümleler bizleri heyecana boğuyor, sevindiriyor, üzüyor ya da endişeye sürüklüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak bir şekilde iyi ya da kötü duyduklarımız bizle birlikte oluyor. Bazı insanlar geçekleri bir an önce duymak isterken bazıları ise bunu erteleme ihtiyacı duyuyor. Kimileri bunu bir an önce işitmek isterken kimileri ise duymasam da olur durumunu benimsiyor. Özellikle “Duymak istemiyorum” cümlesi bu anlamda çok fazla karşımıza çıkıyor. Belki de tartışmaların en çok rağbet gören cümlelerinden biri olabilir. Şahsen kendimde bazen gerçekleri duymak yerine ne kadar ertelersem o kadar iyi olabileceğini düşünüyorum. Ya da bir an geliyor. Hemen duymak istediğimi söylüyorum. Bu durum tabi duygu durumuna göre de değişiklik gösterebiliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kısacası iletişim hayatımızın önemli bir parçası. Kulağımız ve duyu sistemimiz de bunun hayati bileşenlerini oluşturuyor.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/duymak/83/</link>
<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 12:35:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HARCAMA SEVGİSİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yaşadığımız çağda birçok bağımlılığımız mevcut. Bunlardan biri de kredi kartı bağımlılığı. Kartları kullanmayı çok seviyoruz. Bu nedenle de alışverişe bağımlı hale geliyoruz. Kredi kartları bizlere çok cazip geliyor. Bedavaymış gibi alışveriş yapıyor, daha sonra taksitler halinde ödüyoruz. Ve taksitle ödemek sanki hiç ödememişi hissiyatı uyandırıyor. Bu nedenle borçla yaşıyoruz ve bundan şikayet etmiyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aynı zamanda kredi kartı ile yapılan alışveriş nakit parayla yapılan alışverişe göre insanlarda daha fazla dopamin yani mutluluk hormonu salgılanmasını sağlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kredi kartı bununla birlikte küresel ekonominin temelini oluşturuyor. Amerikalıların toplamda 820 milyar dolarlık kredi kartı borcu bulunuyormuş. Bu borcu 1 dolarlar halinde yan yana koysak Dünya’dan Güneş’e kadar uzanabilirmiş. Öyle bir borçlanma yani.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kartla yapılan alışveriş esnasında cebimizden hiçbir şeyin çıkmadığın bilmek bizi daha da fazla alışverişe teşvik ediyor. Şahsen kendimde kredi kartı edindikten sonra daha fazla harcama yapmaya başladım. Eğer limitim daha da yüksek olsaydı almak istediğim lüzumsuz birçok ürün olacaktı. Neyse bolca da kitap satın alıyorum. Hep gereksiz ürünler almıyoruz sonuçta.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kendimce kredi kartının daha sonra ödeme imkanı sunması, vade farksız taksitlendirme olanakları ya da asgari ödeme gibi kolaylıkları oldukça cazip. Tabi faiz burada işin işine giriyor. Ancak kullanıcılar bunu çok rahat bir şekilde kabul ediyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bunların yanı sıra kredi kartları çokça değişik avantalar sunuyor. Özellikle yüksek enflasyonla boğuştuğumuz bu dönemlerde taksitlendirme imkanı eriyen satın alma gücüne karşı bir nebze de olsa koruma kalkanı görevi üstleniyor. LaKin düşük enflasyonun olduğu zamanlarda ise nakit alışveriş daha mantıklı geliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kartların bu avantajları oldukça kullanmaya devam edeceğiz. Bu işin sonu gereksiz birçok ürün satın almak, borçlanma alışkanlığı ve ileri derecede bağımlılık olarak gözüküyor.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/harcama-sevgisi/82/</link>
<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 12:35:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KÖTÜ HABER BAĞIMLILIĞI </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">6 Şubat’tan itibaren gerçekleşen depremler uzun bir süredir ana gündem maddemizi oluşturuyor. Ve bu durum maalesef ki uzun bir süre hayatımızın içerisinde olacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bununla beraber hepimiz gündemi takip ediyoruz etmeye de devam edeceğiz. Haberleri izlemeden sosyal medyayı takip etmeden duramıyoruz. Daha geçen akşam dizi izlerken sosyal medyaya bakmak istemediğimi telkin ederken yine kendimi Twitter’da haberleri detaylı bir şekilde takip ederken buldum.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki haberlerin çoğunun psikolojik olarak bizleri olumsuz etkilemesine rağmen neden sürekli gündemi takip etme ihtiyacı duyuyoruz?</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yine sosyal medyada gördüğüme göre bu duruma “Doomscroling” yani felaket kaydırması deniyormuş. Yani kötü haber bağımlılığı, negatif haber okuma eğilimi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Peki neden kendimizi durduramıyoruz? sorusu da soruluyor. Buna cevap olarak da kontrol duygusuna ihtiyaç duyduğumuz cevabı ortaya çıkıyor. Bağlantı kurmak iyi hissettiriyor. Olumsuz haberlerin bağımlılık yaratıcı bir niteliği olabiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak çok fazla felaket kaydırması vücudumuza her anlamda sıkıntılar yaratabiliyor. Bu nedenle şahsen gündemi kendimize zarar vermeyecek şekilde takip etmek ve bu durumun bilincinde olmak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aynı zamanda kendi hayatımıza ve özellikle kendimize verdiğimiz önemi azaltmamak gerekiyor.  Mutlu olmalı, üretkenliğimizi arttırmalı ve psikolojimizi korumalıyız.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/kotu-haber-bagimliligi/81/</link>
<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 12:33:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DİJİTALİN DÜNYASI </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Günümüzde yazılı basın ne yazık ki eski önemini kaybetmeye başladı. İnsanlar artık her şeyi dijitalden halletmeye o kadar alıştılar ki bir şeyleri hissetmenin önemini maalesef unutur oldular. Bu durumdan en çok etkilenen de şüphesiz ki gazeteler.  Gazeteye dokunarak, kağıdın o kokusunu alarak okumanın, bir şeyleri deneyerek almanın hazzı artık geçmişte kalmaya başladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İnsanlar dijitalin dünyasına öylesine kapılmış ki önlerindeki gazeteleri açıp göz gezdirmek bile imkansız hale geliyor. Bu yüzden de yazılı basın hak ettiği değeri görmeden yavaş yavaş mazi olma yolunda ilerliyor. Bu alışkanlıklar sıklıkla gazetelerin kapanmasına da sebebiyet veriyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">II. Dünya savaşı sırasında kağıt sıkıntısı vardı. Haber var, gazete var, okuyucu var fakat basacak kağıt yok. Az olan her şey daha kıymetli oluyor ama günümüzde işler tam tersi ilerliyor. Günümüzde ise kağıt var, haber var fakat okuyucuyu bulabilmek çok zor. Özellikle genç nesil eline gazeteyi alıp saatlerce okumuyor.  Bütün haberler zaten hepsinin parmaklarının ucunda. Onların ilgisini çekecek bir anlatım şekli bulunmalı ki yazılı basın yukarıda da belirttiğimiz gibi mazi olmasın. Az ve öz cümlelerle gazeteler gençleri içlerine çekmeyi başarabilmeli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Gazeteler ya bu çağa ayak uyduracak ya da çağın getirdikleriyle zaman içerisinde kaybolup son bulacak. Tabi ki bizim dileğimiz kimliğini koruyarak var olan zamanda ayakta durabilmesi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Erhan Baycan</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/erhan-baycan/dijitalin-dunyasi/80/</link>
<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 11:23:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KRİTİK YENİLGİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Euroleague’de erteleme maçında temsilcimiz Fenerbahçe kritik Olimpia Milano maçından yenilgi ile ayrıldı. Sarı lacivertliler maç boyunca özellikle dış atışlarda çok kötü bir yüzde ile oynadı. Fenerbahçe toplamda 25 üçlükten sonuç alamadı. Maç boyunca konuk ekip kaçarken Fenerbahçe rakibini kovalamaya çalıştı. Ancak Motley ve Guduriç dışındaki oyuncular tam anlamıyla oyuna giremeyince salondan 82-75’lik skorla yenilerek ayrıldık.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Olimpia Milano’da ise Shabazz Napier muazzam oynadı. 8’de 5 üçlük, 5’te 4 ikilik atan Napier toplamda 26 sayı kaydetti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe bu yenilgi ile ilk 4 hedefini oldukça zora soktu. Önümüzdeki fikstüre bakılırsa 5. sırayı koruyabilmek gerçekçi bir hedef olarak göze çarpıyor.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/kritik-yenilgi/79/</link>
<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 11:22:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>LİSTELER ASKIDA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye 14 Mayıs’ta 13. Cumhurbaşkanını seçecek. Yaşadığımız deprem felaketinden sonra bu yıl seçim öncesi çalışmaları eskisi gibi olmayacak. Daha çok depremden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarının sarılması noktasında çalışmalar yapılacak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Öte yandan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde oy kullanacaklar vatandaşlar için seçmen listeleri askıya çıktı. Deprem bölgesinde olup adres değişikliği yapamayanlar da bu süreçte işlemlerini tamamlayabilecek. Muhtarlık bölgesi askı listeleri ve tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ait askı listeleri 2 Nisan'da askıdan indirilecek ve itiraz süreci sona erecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Deprem bölgesinde yaşayan ve adres değişikliğini henüz yapmayanlar, muhtarlık bölgesi askı listelerinin askıya çıkma tarihi olan 20 Mart 2023 ile 2 Nisan 2023 tarihleri arasında da bu işlemlerini gerçekleştirebilecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yaşadığımız süreç çok acıydı ve hala da devam ediyor. Bir yandan da seçim takvimi işliyor. Özellikle bu seçimde adres değişikliği mevzusu çok önemli. Çünkü yüz binlerce kişi yaşadığı yeri terk emek zorunda kaldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">14 Mayıs’ta Türkiye tarihi seçimlerinden birini yaşayacak. Hangi adayın kazanacağını merakla bekliyoruz.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/listeler-askida/78/</link>
<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 17:28:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HEYECAN GERİ GELDİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Süper Lig’de 25. hafta heyecanı geride kaldı. Cuma günü 14 maçtır kaybetmeyen lider Galatasaray’ın ligin en formsuz takımlarının başına gelen Konyaspor’a yenilmesi bununla birlikte takipçisi Fenerbahçe’nin Alanyaspor deplasmanından 3 puanla dönmesi ligde şampiyonluk yarışı heyecanını geri getirdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak şahsi kanaatim ve fikstür Galatasaray’ın hala büyük avantajı olduğunu söylüyor. Hem birçok maçını kendi sahasında oynayacak olması hem de ilk yarı Kadıköy’de elde ettiği 3-0’lık skor sarı kırmızıların bir adım önde olduğunu gösteriyor. Fenerbahçe’nin de başka bir avantajı var. Sarı lacivertlilerin hem Hatayspor hem de Gaziantep FK maçlarından alacağı direkt iki 3-0’lık hükmen galibiyeti hazır. Galatasaray ise Gaziantep FK maçından 3-0’lık galibiyetini aldı. Sarı kırmızılılar Hatayspor maçından hükmen galibiyet elde edecek. Şu an için Fenerbahçe’nin maç oynamadan artı üç puan fazlası var.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ligin çok uzun bir maraton. 11 hafta sonunda kazanan elbette belli olacak. Bu tabloda Galatasaray avantajlı. Ancak geçen haftaki skorlardan sonra futbolda ne zaman neyin olacağını kestirmenin zor olduğunu bir kez daha gördük.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Adil bir savaş izlemek dileği ile…</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/heyecan-geri-geldi/77/</link>
<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 17:23:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SON SANİYEDE</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Cumartesi günkü Ülker Arena ziyaretimden sonra Pazar günü Sinan Erdem Spor Salonu’nda Anadolu  Efes-Onvo Büyükçekmece maçını izledim. Maç baştan sona çekişme içerisinde geçti. Bir ara Anadolu Efes çift haneli farkları yakalasa da konuk ekip pes etmedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maçın ilk yarısını Efes 61-55 önde kapattı. Üçüncü çeyrekte üstünlüğü eline alan ev sahibi ekip son periyoda 81-73’lük skorla girerken ne olduysa maçın son çeyreğinde oldu.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Onvo Büyükçekmece bu periyotta çok iyi savunma yaptı. Özellikle Elijah Bryant’ı top kayıplarına sürükleyen ekip bulduğu hızlı hücumları da çok iyi değerlendirdi. Konuk ekip 8 sayılık farkı kapatıp son anlara 6 sayı üstün girdi. Ancak Anadolu Efes  farkı iki sayıya kadar indirdi. Efes, 6 saniye kala Shane Larkin’in kaydettiği 3 sayılık basketle öne geçti. Ancak maçta son sözü Jordon Crawford söyledi. Son saniyede 2 sayılık isabeti bulan Crawford takımını galibiyete taşımış oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Onvo Büyükçekmece’de; Jordon Crawford 22 sayı, Saulius Kulvietis 21 sayı, Briante Weber 19 sayı ve Can Maxim Mutaf 17 sayı kaydederek galibiyette öne çıkan isimler oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Anadolu Efes’te ise Amath M'Baye’ın 25, Buğrahan Tuncer’in 17, Tibor Pleiss’n 13, Bryant Dunston ile Elijah Bryant kaydettiği 10’ar sayısı üstünlük için  yetmedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/son-saniyede/76/</link>
<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 12:20:55 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÜSTÜNLÜĞÜ BIRAKMADI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Hafta sonu Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda Fenerbahçe Beko-Beşiktaş Emlakjet maçını yerinde izleme imkanı buldum. Geçen sene Euroleague’de kazandığımız Real  Madrid maçından sonra tekrar Ataşehir’de basketbol maçı takip etmek oldukça keyifliydi. Ev sahibi Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar oyunun hakimi idi.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Özellikle Nigel Hayes Davis çok özel bir performans ortaya koydu. Hayes Davis hem kritik anlarda hem de Fenerbahçe’nin üstün olduğu bölümde enfes bir basketbol oynadı. 5’te 5 üçlük yüzdesi ile oynayan Davis 30 say kaydetti ve 9 ribaund aldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Konuk Beşiktaş’ta ise Jordan Usher öne çıkan isim oldu. Usher 34 dakika süre aldığı maçta 22 sayı, 7 ribaund ve 1 asistlik bir performansla mücadele etti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe maçın tüm bölümünde skorda üstünlüğünü koruyarak salondan 95-80 galip ayrıldı.  Bu galibiyeti sarı lacivert renklere gönül vermemi sağlayan rahmetli babama armağan ediyorum.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/ustunlugu-birakmadi/75/</link>
<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 12:12:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BEREKETLİ HİLAL  </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Nil, Dicle ve Fırat nehirlerinin vadileri de dahil olmak üzere Doğu Akdeniz bölgesinin yarım daire şeklindeki bir alanını ifade eden Bereketli Hilal “medeniyetin beşiği” olarak anılıyor. Bölge önemli nehirlerin yakınındaki verimli toprakları ifade ediyor. Bereketli Hilal Mısır’daki Nil Nehri’nden modern Irak’taki Dicle ve Fırat nehirlerine kadar uzanıyor. Aynı zamanda İsrail, Lübnan, Ürdün,  Suriye ve ülkemizin güneydoğu bölgesi dahil olmak üzere diğer birçok ülkeyi de kapsıyor.<br />
<br />
Bu doğrultuda Orta Çağ Avrupa medeniyetinin temel unsurları geçtiğimiz on bin yıl içinde, Güneydoğu Asya'da Ürdün'ün kuzeyinden Türkiye'nin güneydoğusuna ve ardından doğuda İran'a kadar uzanan hilal biçimli o alanda, Bereketli Hilal'in sınırları içinde ya da yakınlarında gelişti. Bölgede dünyanın ilk ürünleri ve evcil hayvanları yetiştirildi, ilk tekerlekli taşımacılık kullanıldı, bakır ve ardından bronz ve demir elde edildi, kasabalar ve şehirler, şeflikler ve krallıklar ve örgütlü dinler kuruldu. Tüm bu unsurlar, MO 7000 civarında Anadolu'dan Yunanistan'a tarımın getirilmesiyle birlikte güneydoğudan kuzeybatıya doğru tüm Avrupa'yı kapladı ve dönüştürdü.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/bereketli-hilal/74/</link>
<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 18:27:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NOSTALJİK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Edirne’de var bizde niye yok diyorduk. Neyse ki artık bizim de nostaljik trenimiz var. Her Karaağaç’a gittiğimde oradaki trene benzer bir trenin bizim şehrimizde de olması gerektiğini söylerdim. Millet bahçesi projesi devam ederken trenimiz de bir süre önce yerini almıştı. Aslında bu yazıyı çok önceden hazırlamıştım ama paylaşımını yapmak bugüne kısmet oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kırklareli Valiliği geçen yıl bir anket başlatarak nostaljik trenin Kırklareli Millet Bahçesine gelmesi konusunu halka sormuştu. Vatandaşların büyük çoğunluğu da evet diyerek nostaljik trenin ilimize gelmesini sağladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Nostaljik tren ve ekipmanları Aydın'ın Efeler ilçesindeki TCDD 56149 seri numaralı 1949 yapımı buharlı lokomotif tır ile kente getirildi. 2009 yılına kadar yük ve yolcu taşımalığında hizmet veren lokomotif ile kömür vagonu iş makineleri yardımıyla millet bahçesindeki yerini aldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Nostaljik tren 1061 metrelik bisiklet ve koşu yolları, yürüyüş yolları, dinlenme mekanları, küçük oturma grupları, açık hava sineması, kültür-fizik alanları, kamelyalar ve 3 katına çıkacak yeşil alanıyla ilimizin en önemli noktalarından biri olacak millet bahçesinin tamamlanmasıyla birlikte tabi alanda daha ihtişamlı duracak.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Millet bahçesi projesinin bu yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.  Nostaljik trenin önünde bizler güzel güzel fotoğraflar ve videolar çekeceğiz. Hem millet bahçesi hem de nostaljik tren ilimize güzellik katacak, yeni sembollerimiz olacaklar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ne diyelim. Kırklareli için güzel işlerin artarak devam etmesi dileği ile.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/nostaljik/73/</link>
<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 18:27:17 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>OLMADI…</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi son 16 turu ikinci maçında 2-0'ın rövanşında Sevilla'yı konuk etti. Temsilcimiz rakibini 1-0 mağlup etmesine rağmen ilk maçta iki farklı skorla yenildiği için Avrupa'ya veda etti. Sarı-Lacivertli takımın tek golünü ise Valencia kaydetti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maç boyunca üstün taraf bizdik. Ancak Sevilla ilk maçta aldığı iki farklı galibiyetle birlikte 90 dakikanın tamamında futbol oynamaktan ziyade oyunu soğutmaya çalıştı. Özellikle kaleci Dmitroviç yaptığı hareketlerle tepki topladı. Fenerbahçe aradığı golü 41. dakikada Enner Valencia ile penaltıdan bulurken hemen ardından çok önemli bir pozisyonu harcadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Aslında ikinci yarının başıyla birlikte sarı lacivertliler rakip üstünde tam baskı kurmaya ve pozisyonlar üretmeye başlamışken kale arakasından atılan yabancı maddeler tüm tempomuzu aldı götürdü. Kendini bilmez birkaç kişi Fenerbahçe’yi geriye çekti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Sonrasında yine oyunun kontrolü Fenerbahçe’de olurken net pozisyonlar üretemedik. Maçı tek golle kazandık ama bu skor yetmedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bence turu deplasmanda kaybettik. Özellikle iyi oynamamıza rağmen iki golle kaybetmemiz, Sevilla’nın deplasmandaki kapalı ve sert oyunu ile birleşince elendik. Takımda bir şeyler eksik ya da hatalı. O eksiklik ve hatayı başta Ali Koç ve Teknik Direktör Jesus bulmak zorunda.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu sene için Avrupa serüveni kapandı. Umuyoruz ki gelecek seneler başarı getirir.  </span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/olmadi/70/</link>
<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 11:45:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TRAFİK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Gelişen teknoloji, yaşam şartlarının değişimi, kentleşme gibi nedenlerle araç kullanım oranı gitgide artıyor. Araç sayısının artması yanında trafik sıkışıklığını da getiriyor. Özellikle İstanbul ülkemizde en ön sırada yer alıyor. Dünyada ise ilk 5’te bulunuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Trafik sıkışıklığı yol ağının kullanımının artması sonucu, daha yavaş hızlarla ilerlemek, daha uzun süre yolculuk etmek ve sıra beklemek olarak tanımlanıyor. En yaygın olarak otoyol araçları için kullanılıyor.  Trafik yoğunluğu araçların hareketlerini kısıtlıyor ve araçları yavaşlatıyorsa trafik sıkışıklığı meydana gelmiş olarak kabul ediliyor. Eğer trafik yoğunluğu yolun bir bölümünde veya tamamında yolun kapasitesine yaklaşmışsa, yoğun bir trafik sıkışıklığı gözlemleniyor. Hatta bazı durumlarda sıkışıklık sonucu araçlar tamamen durma noktasına gelebiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İlimiz Kırklareli de bu durumdan muzdarip. Son dönemlerde şehrimizdeki araç sayısı hızlı bir şekilde artıyor. Ancak bununla birlikte park yeri,  otopark alanı, toplu taşıma kullanımı ise aynı oranda artmıyor. Doğal olarak mesai saatleri başlangıcı ve bitişlerinde, öğrencilerin okula geliş ve çıkış zamanlarında ve özel günlerde trafik yoğunluğu üst seviyeye çıkıyor. Özellikle yağmurlu havalarda bu durum daha da yoğun yaşanıyor. Kırklareli 20 yıl öncesinden pek farklı değil. Ancak araç sayısı ise çok farklı. Bu dengesizlik zaman geçtikçe daha da net bir şekilde gözler önüne seriliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Trafik sıkışıklığı yolculara zaman kaybettiriyor, yaşanan gecikmeler; iş, toplantı, eğitim alanlarında işlerin kaybedilmesine veya olumsuz sonuçlanmasına neden oluyor. Aynı zamanda acil durumlarda, taşıtların hızlı bir şekilde ilerlemelerini engelliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kırklareli’nde trafik sıkışıklığının yanı sıra park sorunu da mevcut. Son dönemde yapılan otoparki Şevket Dingiloğlu Parkı ve Vilayet Meydanı önünde gerçekleşen düzenleme bir nebze olsa bu sıkıntıyı giderse de hala sorunlar mevcut. Bu sorunların giderilmesi için ilk olarak toplu taşıma kullanımı önemli. Küçük bir şehirde yaşadığımız için aslında bisiklet, scooter gibi araçların da kullanımı bizleri rahatlatabilir. Ben bu iki aracı kullanarak trafiğe takılmadan rahatça ulaşımımı sağlayabiliyorum. Birçok noktanın ücretli park alanı haline gelmesi de sorunları azaltabilir. Tabi bu durum tepki ile de karşılanabilir. Yer altı yollarının kurulması da bir seçenek. Hatta 2019 yerel seçimlerinde böyle vaatlerde söz konusuydu. Ancak büyük maliyet getiren bir iş. Şu şartlarda olması çok zor. Lakin oldukça da gerekli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Özetlersek araç sayısının artışı Kırklareli’nin genişlemesinden çok çok önde. Bunun getirdiği problemlere kalıcı çözümler getirmek her anlamda yaşam kalitemizi arttıracaktır.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/trafik/69/</link>
<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 11:45:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SİZ YETER Kİ ÜRETİN </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İlimiz Kırklareli’nde tarımsal alanda birçok proje hayata geçiyor ve geçmeye de devam ediyor. Özellikle İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy fırsat bulduğu her an çiftçiler ve üreticilerle bir araya geliyor, devletin verdiği destekleri anlatıyor, tarımın ülkemiz ve dünya için önemini her mecrada duyuruyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu anlamda çeşitli kurslar da düzenleniyor. Son olarak arıcılık kursuna katılan kadınlar eğitimlerini başarı ile tamamladı. Toplamda 84 saat süren ve 41 kadın üreticinin katılımıyla gerçekleşen kursta başarılı olan kadınlar sertifikalarına kavuştu. Sertifikalarını alan üretici kadınların sevinçleri görülmeye değerdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kursta dersler Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün arıcılık alanında uzman çalışanı Veteriner Hekim Halil Atmaca tarafından verildi. Kursu başarıyla tamamlayan kadın üreticiler için İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy’un katılımıyla sertifika programı gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Müdür Aksoy sertifikaları dağıttı ve arcılık hakkında önemli bilgiler verdi. Coğrafi işaretli meşe balı ile anılan Kırklareli’nde 67.397 arılı kovandan 741 ton bal üretimi yapıldığını aktaran Aksoy arıcılığı bu seviyeye üreticilerin getirdiğini aktardı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üreticilerin yanında olduğunu dile getiren Müdür Aksoy herkese teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Üretim çok kıymetli. Özellikle bu dönemde üretime verilen her destek bugünümüz ve yarınımız için hayati derecede önemli. Kadın üreticilerimiz de üstlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getiriyorlar. Dileriz ki Kırklareli’nde tarımsal üretim sıkıntısız bir şekilde devam eder.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/siz-yeter-ki-uretin/68/</link>
<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 17:41:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DESTEK SÜRMELİ </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ülkemiz 6 Şubat ve sonrasında yaşanan depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyor. Bu yaraları sararken verilen maddi ve manevi destekler çok önemli. İlk günlerde hem ilimizde hem de ülkemizin her noktasında milyonlarca vatandaş adeta yardım göndermek için yarıştı. Milyarlarca lira yardım toplandı. Herkes kendi bilgi, birikimi ve mesleği doğrultusunda bölgede çalıştı ve çalışmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak böyle büyük afetlerde yardımların kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor. Kırklareli’nden sürekli yardım kamyonları bölgeye gönderiliyor. 5 bine yakın depremzede ilimizde ağırlanıyor. Uzmanlar özellikle yardımların tek bir seferde değil zamana yayılması gerektiğini söylüyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Afetin etkisi çok büyük. Bununla paralel olarak da ihtiyaçlar çok fazla. Bu doğrultuda orada yaşamaya çalışan vatandaşların talepleri sona erene kadar düzenli bir şekilde destekte bulunmalıyız. Bu kapsamda kampanyalar yürütülüyor, talepler karşılanıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bölgedeki yaraların sarılması çok uzun bir süre alacak. Bu süre zarfında hem işin uzmanları hem de bizler yardım ve destekte bulunacağız. Bu yazı sadece bir tazeleme hatırlatma yazısı hüviyetinde.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Afetzedeleri unutmamalı, her zaman onların yanında olmalıyız.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/destek-surmeli/67/</link>
<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 17:41:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NEFES NEFESE MÜCADELE </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Anadolu Efes ile Real Madrid Euroleague’de erteleme maçında kozlarını paylaştı. Salı akşamı Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan karşılaşma nefes kesti. Son ana kadar süren mücadelede kazanan taraf 90-89’luk skorla ev sahibi Anadolu Efes oldu. Efes bu galibiyetle play-off yolunda önemli bir engeli kayıpsız geçmiş oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Karşılaşmanın ilk yarısı kafa kafaya geçti. Anadolu Efes soyunma odasına 42-39’luk üstünlükle giderken ne olduysa maçın ikinci yarsında gerçekleşti. Efes üçüncü çeyrekte muazzam bir üçlük yüzdesi ile oynadı ve Madrid potasına 35 sayı bıraktı. Neredeyse her oyuncu üç sayılık isabet bulurken özellikle Chris Singleton’ın kritik isabetleri Efes’i öne taşıdı. Bu çeyrekte Anadolu Efes savunmada da agresifliği ve sertliği ile Real Madrid’e oldukça zor anlar yaşattı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak son çeyrekte Anadolu Efes’in kronik sorunu yine baş gösterdi. Üçüncü çeyrekte hem hücumda hem de savunmada muazzam bir performans gösteren Efes son çeyrekte yine çok büyük bir düşüş yaşadı. Son çeyreğe 17 sayı üstün giren ev sahibi ekip son dakikalarda 1 sayı geriye düştü. Ancak Larkin’in devreye girmesi ile temsilcimiz salondan 90-89’luk skorla galip ayrılmasını bildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu galibiyet play-off yolunda çok değerli idi. Anadolu Efes’te 6 oyuncu çift haneli skor üretirken Dzanan Musa kaydettiği 16 sayı ile öne çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Efes büyük bir engeli kayıpsız geçti. Ancak Perşembe akşamı bir önemli maç daha var. Yine Sinan  Erdem Spor Salonu’nda oynanacak olan maçta bu kez rakip Partizan olacak. Bu maçtan da üstün ayrılmak çok önemli. Partizan maçında temsilcimize başarılar diliyorum.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/nefes-nefese-mucadele/66/</link>
<pubDate>Wed, 15 Mar 2023 12:34:16 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>UYUM </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Uyum kelimesi Türk Dil Kurumu tarafından birden fazla anlama gelecek şekilde açıklanıyor.  Bu anlamlardan ilki bu kelimenin bir bütünü oluşturan parçaların arasında meydana gelen uygunluk olarak ifade ediliyor. Başka bir anlamı ise toplumsal bir çevreye ya da duruma uygun davranışlar sergileme, o ortama uygun davranma, intibak ve entegrasyon olarak tanımlanıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Teknoloji çağının da etkisi ile her gün farklı bir konuda değişim yaşanıyor. Hayatımız artık değişimden ve dönüşümden yana. Bizler de bu değişime uyum sağlamaya çalışıyoruz. Her gün ve her an yeni bir şeye karşı adapte olmak zorunda kalma ihtimalimiz yükseliyor. Yeni bir şehir, yeni bir iş, yeni ortam, yeni bir ilişki. Bunlarla birlikte tabi ki de değişen dünya. Teknoloji, yeni sistemler, virüsler, küresel iklim değişikliği ve birçoğu. Özellikle değişen iklim şartları artık kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Sıcaklıklar bir an çok yükselirken bir an düşüyor. Mevsimler kayıyor ve bu şartlara uyum sağlamak zorunda kalıyoruz. Aslında uyum sağlamak zorunda kalmayıp bu duruma karşı çözümler getirmeliyiz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ya da pandemi. 2019 yılının sonunda Çin’in, 2020 yılının başında da bizim hayatımıza giren coronavirüsün varlığına kısa sürede uyum sağladık. Tedbirler aldık, maskelere alıştık, korktuk, üzüldük ancak yine de adapte olarak bir şekilde onunla yaşamaya çalıştık.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu dönemde ise pandeminin etkileri ciddi bir şekilde azaldı. Şu an geçmişe döndüğümüzde o günlere nasıl da kısa bir sürede uyum sağladık şeklinde cümleler kuruyoruz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bunun dışında insan ilişkilerinde de uyum oldukça önemli. Çevremizde uyumsuz soğuk insanlar genelde tepki çeker. Ya bir kere de uyum sağla. Bizimle gelsen ne olur. Sürekli oyun bozanlık yapıyorsun gibi konuşmalar geçer. Aslında her insan her ortama hızlı bir şekilde uyum sağlamak istemez ya da direkt olarak sağlayamaz. Uyumlu insanlar, nasıl hissettiklerine göre farklılık göstermeksizin, kendilerini olduğu gibi gösterirler. Bazen sevincini bazen ise kederlerini örter ve ortama ayak uydururlar.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ancak duyguları yaşamakta önemli. Bunu dengeli bir şekilde sağlamak her şeyden önemli. Uyumlu olmama konusundaki sorun, her şeyden önce, başkaları tarafından üretilen bir güven eksikliğinde yatar. Düşündüğünden farklı bir şekilde davranan birine güvenmek zordur. Aynı gerçekten hissettiği şeye aykırı olan bir görüntü sergileyen birine güvenmenin zor olduğu gibi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kişinin hissettiği, düşündüğü ve yaptığı şey arasındaki dengeyi bulmak, ilişkilerini daha gerçekçi ve otantik hale getirecek büyük bir başarı olarak ön plana çıkıyor.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/uyum/65/</link>
<pubDate>Wed, 15 Mar 2023 12:33:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BASKETBOLA DOYDUK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde 20. haftanın son maçında Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda Pınar Karşıyaka ile Fenerbahçe Beko pazartesi akşamı kozlarını paylaştı. 40 dakika boyunca çekişmenin yaşandığı mücadeleyi ev sahibi Karşıyaka 102-98’lik skorla kazandı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu her zaman olduğu gibi bu maçta da kapalı gişeydi. Ev sahibi ekip Fenerbahçe’ye karşı hem haftada bir maç yapma avantajını hem de seyirci desteğini çok iyi kulandı. Konuk Fenerbahçe ise Euroleague’deki çift maç haftasından çıkması dolayısıyla özellikle savunma sertliğini maç boyunca parkeye yansıtamadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Karşılaşmanın ilk yarısında iki takımda özellikle hücumda istediklerini yaptı. Savunma sertliğini ise tam anlamıyla ortaya koyamadılar. Maçın ilk yarısını Fenerbahçe 48-46 önde tamamladı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maçta belirleyici bölüm üçüncü çeyrek oldu. Bu 10 dakikalık bölümde Karşıyaka oyunun iki tarafında daha üstün taraftı. Özellikle Mindaugas Kuzminskas hem aldığı ribauntlar hem de isabetli şutları ile fark yarattı. Errick McCollum’da çok iyi isabet yüzdesi ile takımını öne taşıdı. Aslında Karşıyaka’ya galibiyeti getiren en önemli hususlardan birisi de hücum ribauntlarıydı. Maç boyunca buldukları ikinci şansları çok iyi kullanarak ekstra sayılar buldular.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/basketbola-doyduk/64/</link>
<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 10:36:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BÜYÜK SEYYAH </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Büyük Seyyah Marco Polo’nun yaşamı dünyanın birçok noktasını gezmekle geçti. Bu gezilerden en özeli ve en meşhuru ise Moğol Devletine yaptığı seyahat.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Marco Polo (1254-1324) henüz 17 yaşındayken Venedik'ten Moğol Hükümdarı Kubilay Han'ın sarayına doğru yola koyuldu. Polo daha önce Çin'i ziyaret eden ve Kubilay'a papadan bir mesaj ileten babası ve amcasıyla birlikte seyahat etti. Marco Polo, Moğol sarayında büyük bir misafirperverlikle ağırlanmış ve 17 yıl boyunca Çin'de kalmış. Yaklaşık 1291'de yurduna dönene kadar Han'ın hizmetin- de Çin'in dört bir yanını gezmiş.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">1298'deki bir deniz savaşına Cenevizliler tarafından ele geçirilmiş ve tutsak edilmiş. Büyük Han'ın topraklarındaki maceralarını zindandaki arkadaşı Rustichello'ya anlatmış. Bu öykülerden çok etkilenen Rustichello, Marco Polo'nun maceralarını biraz da süsleyerek yazıya dökmüş. Ortaya çıkan kitap birçok dile çevrilmiş. Bu kitap 13. yüzyılın sonlarındaki Çin hakkında çok kıymetli bilgiler içeriyor. Marco Polo serbest kaldıktan sonra Venedik'e dönmüş ve hayatının geri kalanını orada geçirmiş.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/buyuk-seyyah/63/</link>
<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 10:34:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DRIVE MY CAR </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Son olarak geçen yıl “Yabancı Dilde En İyi Film Oscar”ını kazanan Ryūsuke Hamaguchi imzalı Drive My Car filmini izledim. Haruki Murakami’nin bir hikâyesinden sinemaya uyarlanan filmde yönetmen Yusuke Kafuku bir yandan kaybettiği eşinin yasını tutuyor bir yandan da Çehov’un Vanya Dayı oyununu Hiroşima’da sahneye koymaya çalışıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Eşi ile mutlu ve bir o kadar da sorunlu olan Tiyatro Yönetmeni Yusuke Kafuku özellikle eski kırmızı arabasına olan düşkünlüğü ve arabanın içerisinde tekrarladığı repliklerle ön planda. Bir gün evine geldiğinde karısını kaybetmesi ile birlikte eskiden halının altına süpürdüğü problemleri ile yüzleşmeye başlıyor. Kaybettiği eşinin yasını tutan Kafuku, Çehov’un Vanya Dayı oyununu sahneye koymak üzere Hiroşima’da bir festivale çağrılıyor. Festival kendisine 20 yaşında bir kadın şoför tahsis ediyor. Kafuku, hiç beklemediği bir şekilde, gizemli şoförüyle yalnızlık, kayıplar ve yasla bezeli, sırların karşılıklı olarak açıklandığı bir dizi yolculuğa çıkıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yolculukta sanatın ve hayatın çok güzel bir birlikteliğini görüyoruz. Film aslında bireylerin kendini bulma ve tanıma sürecine çok iyi bir şekilde değiniyor. Her karakterin kendine has bir geçmişi var. Bu geçmiş ve şimdiki zaman eşliğinde film boyunca kendilerini yeniden tanımlıyorlar. Özellikle yönetmen ve şoförünün benzer olaylar yaşamış olmaları ve bu olaylara birlikte göğüs germeye çalışmaları izleyici de derin bir bağlılık duygusu oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Drive My Car sahip olduğu atmosfer, başarılı senaryosu, etkileyici karakterleri, sanat ve hayatın birleştirici gücü ile seyircide derin izler bırakıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yazımı filmdeki karakterlerden biri olan Koji Takatsuki’nin söylediği güzel bir sözle noktalıyorum. “Birini gerçekten tanımak için tek seçenek kendimize hakkıyla bakabilmekten geçer.”</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/drive-my-car/62/</link>
<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 15:18:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BAHÇEŞEHİR KOLEJİ-ANADOLU EFES</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde heyecan hız kesmeden devam ediyor. Bu sezon ligde büyük bir çekişme yaşanıyor. Öyle ki play-off potasında olan takımın küçük bir tökezlemesi kendisini bir anda küme düşme hattında bulmasına yol açıyor. Hafta sonu birçok maç vardı. Riskli konumda bulunan Galatasaray ve Beşiktaş rakiplerini yenerek bu haftayı kayıpsız geçtiler.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ben Bahçeşehir Koleji-Anadolu Efes maçını takip etme şansı buldum. Maçın ilk yarısı çekişmeli geçerken özellikle 3. çeyrekte konuk Anadolu Efes hem savunma hem de hücumda güçlü oyunu ile maçı kopardı. Ev sahibi ekip hücumda bir türlü organize olamadı. Efes’in sert savunmasına karşılık veremeyen Bahçeşehir Koleji set hucümlarında etkisiz kaldı ve çok fazla top kaybı yaşadı. Anadolu Efes’te Elijah Bryant muazzam bir maç oynadı. 27 dakika sahada kalan oyuncu 28 sayı, 7 ribaund ve 1 asistlik bir performans ortaya koydu. Elijah Bryant’a yıldız oyuncular Larkin ve Micic’te 12’şer sayı ile destek oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Anadolu Efes çift maç haftası öncesinde ligde hata yapmayarak moral depoladı. Temsilcimize hafta içi Euroleague’de oynayacağı Real Madrid ve Partizan maçı öncesinde başarılar diliyoruz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/bahcesehir-koleji-anadolu-efes/61/</link>
<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 15:17:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GÜÇLÜ TAKIM GÜÇLÜ OYUN </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Temsilcimiz Fenerbahçe kritik Barcelona eşiğini kayıpsız geçti. İlk 4 hedefi doğrultusunda oynanan zorlu maçta Ülker Spor ve Etkinlik Salonu kapalı gişeydi. Maç boyunca Fenerbahçe taraftarı hem rakip takım hem de hakemler üstünde ciddi bir baskı kurdu. Öyle ki maçın hakemleri bazı taraftarları salondan çıkarttı. Özellikle hakemlerin taraftarlarla neden bu kadar fazla uğraşma gereksinimi duyduğunu anlayamadım.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Takımımız ilk çeyreğe gerçekten felaket başladı. Bu sezonki Real Madrid ve Olympiakos maçlarının ilk periyotlarında olduğu gibi çok güçsüz bir oyun ortaya koyduk. Bir ara 17 sayıya kadar geriye düştük ve o anda maçı kazanabileceğimiz düşüncesinden uzaklaştım.  </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Wilbekin’in son saniye üçlüğü ile ilk çeyreği 30-18 geride noktaladık. İkinci çeyrekte Guduric’in etkili oyunu ile çok iyi bir dönüş sergiledik. İlk periyottaki felaket oyuna rağmen ilk yarıyı sadece üç sayı farkla 40-37 geride kapattık.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maçın ikinci yarısında oyunun hakimi Fenerbahçe’ydi. Wilbekin, Guduric, Motley, Hayes, Devin Booker ve zaman zaman Calathes yani neredeyse tüm takım hem hücum hem de savunmada etkili işler yaptı. Taraftarın oyunun her anında maçın içerisinde olması işimizi kolaylaştırdı. Koç Itiudis’te maç sonunda Fenerbahçe taraftarına ayrı bir parantez açarak muazzam bir atmosfer yarattıklarına değindi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Son 2 dakikaya kadar oldukça çekişmeli geçen karşılaşmada temsilcimiz savunma sertliğini yüksek seviyeye çekerek ve bu kez serbest atışlarda hata yapmayarak maçı kazanmasını bildi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Fenerbahçe 15 Mart 2019’dan bu yana tam 7 maç sonra Barcelona’ya karşı galibiyet elde etmiş oldu. Bu galibiyet play-offlarda ev sahibi avantajını getirecek ilk 4 sıra için oldukça önemliydi. Ancak fikstüre baktığımız zaman Fenerbahçe’nin oldukça zorlu maçları var. Bu nedenle sıradaki maçları kayıpsız geçmek çok ama çok önemli.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif""><b>Vesely Unutulmadı</b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Karşılaşma öncesinde Fenerbahçe taraftarı ve yönetimi Jan Vesely’i unutmadı.  2014-2022 arasında Fenerbahçe Beko forması giyen ve 1 Euroleague Şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası Şampiyonluğu, 4 Basketbol Süper Ligi Şampiyonluğu yaşayan, 2018-2019 sezonunda Euroleague'de MVP seçilen yıldız oyuncu maç öncesinde '' Sarı Miras '' geleneği kapsamında çeşitli hediyelerle onurlandırıldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Vesely maç sonrasında yaptığı açıklamada hislerinin tarifsiz olduğunu belirterek Fenerbahçe’ye teşekkür etti.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/guclu-takim-guclu-oyun/60/</link>
<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 09:58:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEDEMİN ISTRANCALARI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Dedem Avcı Aziz(Osman) Baycan, Istrancaların son sürek avcılarından birisiydi. 80 yılı aşan ömrünün büyük bölümünü bu kadim dağ silsilesinde gezerek ve orman işlerinde çalışarak geçirmişti.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çocukluğuma dair en güzel anılarım onunla Istrancalara yaptığımız yolculuklardı. Sürek avcılığıyla ilgilendiği için Balkan köylerinde çok fazla arkadaşı vardı. Avcılık için bir şey diyemem ama Istrancalardaki gezgin ruhu dedemden bana geçmiş olmalı. Istrancalara her gidişimde dedemin bu dağlardaki hali gözümün önüne gelir. Onunla arkadaşlık etmiş olan arkadaşlarıyla eski günleri birlikte yad ederiz. Eskiye dair tanıştığı hemen herkeste iz bırakmış bir insan olması beni her zaman şaşırtmıştır. Uzun menzilli mavzer tüfeği ile bir tepeden diğer tepedeki avı vurur, hızlı yürüyüşü ile uzaktan görenlerin onu koştuğunu zannetmesine yol açarmış.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız büyük deprem felaketinin ardından öğrendim ki; 1939 Erzincan depremi yaşandığında dedem orada süvari askermiş. Güne erken kalkmayı ömrü boyunca seven ve yürümekten hiçbir zaman üşenmeyen bir insan olarak depreme kışlada değil, dışarıda yakalanmış. Ve birçok asker arkadaşını da enkazın altından kurtarmayı başarmış. Dedem, bizlere bırakmış olduğu gururla her daim yüreğimizde yer almaya devam ediyor. Onun bırakmış olduğu bu kültürel mirası gelecek nesillerimize aktarmak tüm ailemiz için keyifli bir görev olacak.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Erhan Baycan</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/erhan-baycan/dedemin-istrancalari/59/</link>
<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 09:57:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GİDENLERİN TÜRKÜSÜ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan merkezli iki ayrı depremde yaşamını kaybeden 40 binden fazla vatandaşımız için ülke olarak çok büyük bir yas içerisindeyiz. 11 il merkezi ile birlikte ilçe, belde ve köylerde etkili olan iki ayrı deprem çok sayıda aile yaşamdan kopardı. Enkaz altında yakınlarını kaybeden bir o kadar da çok insan olduğu için kalanlar için yaşadıkları travma kelimelerle anlatılmaz. Maalesef ülke tarihimizin en büyük felaketi ile karşı karşıya kaldık. Yaşamını yitiren 7’sinden 77’sine tüm canlar ülkemiz için de çok büyük bir kayıp. Doktorundan mühendisine, öğretmeninden esnafına kadar birbirinden değerli çok insanımızı kaybettik. Bu nedenle normale dönmemiz çok uzun bir zaman alacak gibi gözüküyor. Kara kışın ortasında meydana gelen depremden kurtulanlar için çok zor bir süreç yaşanıyor. Depremzedeler bir yandan barınma ihtiyacını karşılamaya çalışırken, bir yandan da yakınları defnetmek için uğraşıyor. Depremin büyüklüğü ile birlikte yıkıcılığı maalesef çaresizliği de beraberinde getirdi. Birçok insan enkazın altında kurtulmayı beklerken can verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Depremde ben de 12 ay boyunca birlikte görev yaptığım asker arkadaşım Gökhan’ı kaybettim. Tüm devre arkadaşlarımız için Gökhan tam anlamıyla bizlere moral kaynağıydı. Güler yüzü ve samimiyeti ile ideal bir arkadaştı. Askerden sonra hepimiz gibi o da memleketine döndü. Hatay’da yıllardır fotoğraf ve video üzerine güzel işler yaptı. Askerden sonra arkadaşlarını unutmayan, sürekli hal hatır soran yüce gönüllü bir arkadaşımdı Gökhan. Mekanı cennet olsun.</span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Erhan Baycan</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/erhan-baycan/gidenlerin-turkusu/58/</link>
<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 16:56:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>RİSKSİZ TOPRAKLAR</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Ülkemizi derinden etkileyen depremler ve olası İstanbul depremi öncesi ilimiz Kırklareli, yine ön plana çıktı. 1999 Gölcük depremi sonrası bölgeden birçok göç alan şehrimiz, bu yaşadığımız depremler sonrası da deprem riski en az il olarak göze çapıyor. Bugüne kadar merkez üssü Kırklareli olan bir deprem kaydının olmamasının tabii ki çok sayıda jeolojik sebebi vardır. Bunlardan en önemlisi ise ülkemizin karasallaşan ilk topraklarının ilimiz sınırları içerisinde kalması ve Istranca Dağları’nın bir masif tabakaya sahip olması sayılabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Depremin yıkıcı gücünden korkan insanlar için Kırklareli yine çok cazip bir yer haline gelmeye başladı bile. Pandemi ile birlikte şehrimize başlayan ilgi, bundan sonraki süreçte katlanarak artacağı düşüncesindeyim. Son yıllarda sadece merkez ve ovadaki yerleşimler değil, ilimizin en ücra köşelerinden bile araziler satın alınıyor. Öyle ki bazı gözde köylerdeki tarla fiyatları, başka bir yerleşimdeki arsa fiyatları ile yarışır hale geldi. Yıllar önce Tekirdağ Valisi olan ve şu an İstanbul Valiliği görevinde bulunan Ali Yerlikaya, Trakya’daki arazilerin toplandığını belirterek, vatandaşlara arazilerini satmamaları konusunda uyarı yapmış ve bu çağrı ülke genelinde yankılanmıştı. Gel gelelim köyden kente göçün de etkisiyle çok sayıda insan tarlalarını satarak şehirlerden kendine ev almanın peşine düştü. Bugüne kadar bölgemizde ne kadar çok arazi yer değiştirdi bilmiyorum ama atadan, dededen miras kalan arazilerini satmayan insanların satanlara göre azınlıkta kaldığını söyleyebilirim.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Erhan Baycan</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/erhan-baycan/risksiz-topraklar/57/</link>
<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 16:56:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HEDEF İLK 4 </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Euroleague’de heyecan hız kesmeden devam ediyor. Çift maç haftasının ilk bölümünde iki temsilcimiz Çarşamba akşamı parkeye çıkarken ne yazık ki karşılaşmalardan mağlup ayrıldılar. Anadolu Efes’in Kızılyıldız’a 94-75 kaybettiği maçı izleme şansı bulamadım. Şu bir gerçek ki son 2 yılın şampiyonu Efes’in bundan sonra play-off için yoluna kayıpsız devam etmesi gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Maccabi-Fenerbahçe maçının ise büyük bir bölümünü izleyebildim. İlk çeyrekte Fenerbahçe rakibine karşı muazzam bir üstünlük kurdu. Nigel Hayes ve Dyshawn Pierre’in güçlü performansı ve savunmadaki başarı temsilcimizin ilk çeyreği 25-17 önde kapatmasını sağladı. Ancak ikinci çeyrekle birlikte ev sahibi ekip skor bulmaya başladı. Fenerbahçe ise kısa oyuncularından skor üretemeyince ilk yarıyı Maccabi 43-39 üstün bitirdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">İkinci yarıda da durum değişmedi ve kaybettik. Özellikle ilk düzeltmemiz gereken durum serbest atışlar. 18’de 9 serbest atış istatistiği gerçekten felaket. Bu takımın 2016 finalinde bu durumdan dolayı kupayı kaybettiğini hatırlamak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu yenilgiyi bir an önce unutmamız lazım. Cuma akşamı çok daha önemli bir maçımız var. Kendi evimizde Barcelona ile kozlarımızı paylaşacağız. Özellikle Monaco’nun kazanmaya devam ettiği bu dönemde galibiyetler alarak ilk 4 hedefimizi sürdürmeliyiz. Play-offlara saha avantajı ile gitmek gerçekten önemli. Yeni takviyelerimizle Final Four’un güçlü adaylarından biri haline geldik.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Umuyoruz ki tüm biletlerin satıldığı bu zorlu maçtan üstün ayrılırız.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/hedef-ilk-4/56/</link>
<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 13:23:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PARANOYAK </title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">2000 yıllık Çin imparatorluğu sahip olduğu tarih ve liderlerle her zaman göz önünde oldu. Bu devasa topraklardan birçokta imparator geçti. Bunlardan en paranoyak olanı ise Qin Shi Huangdi’di.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Çin’in ilk imparatoru Ying Zheng (daha sonraki adıyla Qin Shi Huangdi) (MÖ 260- 210) Çin tarihinde ülkeyi birleştiren ve neredeyse 2000 yıl süren imparatorluk dönemini başlatan merkezi bir figür. Acımasız bir despot olsa da aynı zamanda yenilikçi, dinamik ve enerjikti. Anlatılanlara göre, her gece sadece bir saat uyumuş ve incelemesi gereken evrakların ağırlığıyla ölçülen günlük iş kotasını doldurmuş. Halkı gözlemlemek için şehir sokaklarında tebdili kıyafet dolaşmış ve imparatorluğu denetlemek için beş büyük tur gerçekleştirmiş. Son derece paranoyak olan ve hayatına kast edileceğinden korkan (ki en az bir suikast girişimi atlatmıştır) Qin ölümsüzlük arayışını saplantı haline getirmiştir. Sonsuza dek yaşamasını sağlayacak yaşam iksirine kavuşmak umuduyla heyetler göndererek mistiklere başvurmuş ve büyülü malzemeler aratmıştır. 50 yaşındaki ölümü, ironik bir biçimde hayatını uzatmak için aldığı civa bazlı zehirli iksirle bağlantılı olabilir. </span></span></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/paranoyak/55/</link>
<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 13:22:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ACILARIMIZ HALA TAZE</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Yaşadığımız büyük felaketin üstünden 1 aydan daha uzun bir süre geçti. 13,5 milyondan fazla insanımızı derinden etkileyen büyük depremlerin acısı hala yüreğimizde. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız birçok kez sallandı. Tam biraz olsun rahatladık derken yine sarsıldılar yine sarsıldılar. Bu süreçte 46 binden fazla canımız gitti. Enkaz altından binlerce canımız kurtuldu. Bir çok mucize yaşadık.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Harap olan şehirlerimizde şu an enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Şehirler moloz yığınına döndü. Bu çalışmalar aylar sürecek. Milyonlarca kişi bölgeyi terk etti. Çadırlarda ve konteynerlerde yaşamlar devam ediyor. Depremzedeler için inşaat çalışmaları da başladı. İnşallah en kısa süre zarfında yeni evlerine kavuşurlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">O kadar çok şey yaşandı ki. Depremle ilgili bir ay boyunca birçok konuya köşemde değinmeye çalıştım. Yardımlaşma ve dayanışma bu süreçte çok önemliydi. Bu doğrultuda birçok çalışma gerçekleştirildi. Hala da destekler sürüyor. Zaten bu dönemin oldukça uzun bir süreç olduğu düşünüldüğünde yardımlarımızın zamana yayılması gerekiyor. Orada yaşayan vatandaşlarımız için bu konu çok önemli. Evleri yuvaları olan insanlar şimdi çadırlarda ve konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu nedenle zor zamanlarda desteklerimiz sürmeli.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Depremin gündemden düşmemesi, tüm sıcaklığı ile sürekli konuşulması gerekiyor. Bir daha bu acıları yaşamamak için her türlü tedbir alınmalı.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Büyük acılar yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Yakın zamanda babasını kaybetmiş biri olarak yakınını kaybetmenin ne derece kötü olduğunu biliyorum. Üstüne depremin insan psikolojisinde travmatik sonuçlar yaratması da cabası.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:18px;"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,"sans-serif"">Bu ülkenin bir kez daha bu şekilde sarsılmaması için deprem gerçeğini hayatımızın merkezinde tutarak; akıl, bilim ve vicdan üçgeni doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.</span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Serhat Ünver</author>
<link>https://www.trakyagundemi.com/yazarlar/serhat-unver/acilarimiz-hala-taze/54/</link>
<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 15:13:54 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>