Aktar ve Aktarcılık denilince aklımıza şifalı otlar, bitkilerle birlikte kış aylarında kullandığımız ıhlamur ve kış çayları geliyor.
Oysa ki aktarlık bir meslek ve bu meslek yüzyıllardan buyana süre gelmiş önemli bir meslek grubu aslında.
Kırklareli Merkez Karakaş Mahallesi Cumhuriyet Caddesi Oğuz Turhan Sokak’ta faaliyet gösteren Buhara Aktarcılığın işletmecisi Akın Gelirgider Aktarcılığın önemine değinirken sürekli olarak denetimlerin yapılması gereken işletmeler olduğunu özellikle de bu konuda büyükşehirlerde merdiven altı diyen tabir edilen ürünlerin yarardan çok zarar sağladığını ifade etti.
Açıklamasının devamında Akın Gelirgider: “`Aktarlık mesleği Osmanlı`dan bu yana babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiş ve kültürümüzün bir parçası olmuştur. Eczanelerin olmadığı dönemlerde ilaçları alıcının şikâyetine göre aktarlar kendileri dükkânlarında hazırlardı. Aktarların sattığı ürünlerin çoğu eczacılıkta ve kozmetik sanayisinde de kullanılıyor. Yani günümüz modern eczacılığının temellerini ahilik geleneğiyle süregelmiş aktarlık mesleği atmıştır. Fakat günümüzde firmaların baskıları nedeniyle bu meslek bitme tehlikesi ile karşı karşıya getiriliyor. Ülkemizde şifalı bitkiler ve baharatlar pazarı yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazara sahip. Büyük meslek kuruluşları ve ilaç firmaları ise bu pazarın tamamına sahip olmaya bizlerin aktarların ekmeğini elinden almaya çalışıyor.
Aktarların sattıkları her ürünün kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini ve olduğunu da belirten Buhara Aktarcılığın işletmecisi Akın Gelirgider `Firmalar ıhlamur, zencefil, zerdeçal ve tarçın gibi bitkilerin kullanımının ilaç kapsamında değerlendirilmesini ve bu ürünlerin kendilerine ait yerlerde satılmasını istiyorlar. Bu mantıkla bakılırsa, çayın, kanında demir eksikliği olanlara, kahvenin de yüksek tansiyonu olanlara zararlı olabileceği doktorlar tarafından ifade ediliyor. O zaman çayın ve kahvenin bakkallarda, kahvehane ve cafe gibi işletmelerde satışının yasaklanarak sadece eczanelerde mi satılması gerekir? Bu düşünce ne kadar yanlışsa aktarlarda ıhlamur satışının yasaklanması da o kadar yanlıştır. Aktarlar sattıkları her ürünün ne olduğunu ve kimin ne kadar kullanılacağını iyi bilirler. Bu sebeple bazı bitkisel ürünlerin aktarlarda satışının yasaklanması kabul edilemez. Mesleğin ayakta kalması için bırakın bizde işimizi yapalım. İşini bilen aktar esnafı dükkân kapatırsa meydan içeriğinin ne olduğu bilinmeyen merdiven altı üretimlere kalır. İnternet üzerinden satışlarda da denetimi yapılmayan sağlıksız ürünlerin satışı artar” dedi. (












