O şehitler değil midir? Tarihin her döneminde yurdumuzu, milletimizi kanı ve canı pahasına koruyan, mukaddes vatanımızı vakurla yaşatmak amacıyla ölmesini bilen, şairin dediği gibi .. “Bu vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duran; Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” diye haykıracak, kurşunların üzerine düğüne gider gibi giden.
O şehitler değil midir? Asil kanları vatanı sularken rüzgârların terlerini kuruttuğu kişiler. Bedenlerinden ruhları ayrılırken meleklerle konuşarak ve gülümseyerek ruhunu teslim edenler;
“Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” diyerek bir elinde ay yıldızlı bayrak; bir elinde silahı, yüreğinde imanı önce vatan ilkesini elinden düşürmeden her şartta kahramanca savaşarak görevini yerine getiren şehitlerimize karşı elbette bazı görevlerimiz vardır.
Bu toprak parçasının nasıl vatanlaştığının, devletiyle, milletiyle birlik ve beraberlik içerisinde milletimizin nasıl büyük zaferler kazandığını aç, susuz, elbisesiz, silahsız yalnız fakat imanlı, inançlı, yürekli insanımızın ve fatihlerin, yavuzların, Atatürk’ün komutasında kahraman ordumuzun nasıl şanlı destanlar yazdığını hiç ama hiç unutmamalıyız.
Dünya durdukça ve Türk milletinin bir ferdi olarak yaşadıkça da asla ve asla unutturmamalıyız.
O şehitler değil midir? Asil kanları vatanı sularken rüzgârların terlerini kuruttuğu kişiler. Bedenlerinden ruhları ayrılırken meleklerle konuşarak ve gülümseyerek ruhunu teslim edenler;
“Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” diyerek bir elinde ay yıldızlı bayrak; bir elinde silahı, yüreğinde imanı önce vatan ilkesini elinden düşürmeden her şartta kahramanca savaşarak görevini yerine getiren şehitlerimize karşı elbette bazı görevlerimiz vardır.
Bu toprak parçasının nasıl vatanlaştığının, devletiyle, milletiyle birlik ve beraberlik içerisinde milletimizin nasıl büyük zaferler kazandığını aç, susuz, elbisesiz, silahsız yalnız fakat imanlı, inançlı, yürekli insanımızın ve fatihlerin, yavuzların, Atatürk’ün komutasında kahraman ordumuzun nasıl şanlı destanlar yazdığını hiç ama hiç unutmamalıyız.
Dünya durdukça ve Türk milletinin bir ferdi olarak yaşadıkça da asla ve asla unutturmamalıyız.











