HABER MERKEZİ
“8
Mayıs Dünya Talasemi Günü” dolayısıyla açıklamada bulunan Kırklareli Hlak
Sağlığı Müdür Vekili Dr. Demet Aydoğdu şunları kaydetti:
“Toplumların geleceği, o toplumu oluşturan bireylerin nitelikleri ile doğrudan
ilişkilidir. Toplumu oluşturan bireylerin nitelikli olabilmesi ve üretken
yaşayabilmesi her şeyden önce bu bireylerin sağlıklı olmalarına bağlıdır.
Akdeniz anemisi, Akdeniz kansızlığı ya da tıptaki adıyla Talasemi; Akdeniz ülkelerindeki ırklarda görülen, doğacak çocuğa anne-babasından "Beta Talasemi" geninin kalıtımsal olarak geçtiği bir tür "kansızlık" hastalığıdır. Anemi (kansızlık) oluşmasına neden olan etmen, kanda alyuvarların yapısında yer alan "hemoglobin" molekülünün yapısındaki bozukluktur. Ülkemizin bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle Türkiye toplumu olarak bu hastalığı taşıma riskimiz vardır. Tüm Türkiye nüfusunun yaklaşık % 2,1 i taşıyıcıdır. Bu oran Antalya, Antakya, Mersin gibi bölgelerde % 12’lere kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle ilimizin de içinde bulunduğu belirli illerde Bakanlığımız "Hemoglobinopati Kontrol Programını" başlatmıştır. Bunun için her çifte evlenmeden önce mecburi yapılan tahlillere (AİDS, Hepatit B, Hepatit C, Frengi) Hemogram ve Hemoglobin Elektroforezi de eklenmiştir. Hastalığın iki biçimi vardır: Talasemi Majör ile Talasemi Minör. Talasemi Minör (Akdeniz anemisi taşıyıcılığı) Talasemi minör, major'a göre çok daha hafif seyreder. Bireylerdeki tek bulgu yalmzca kansızlık, kişilerin tek yakınmaları halsizliktir.Üstelik, kimi hastalar evlenme işlemlerinde yapılan zorunlu kan incelemelerine dek taşıyıcı olduklarını hiç bilmeyebilirler. Tanı, "Hemoglobin Elektroforezi" ile konur. Bu hastalığın anlaşılmasında işe yarayan en önemli inceleme ölçütlerinden biri olan HbA2 (kanda oksijenin taşınmasını sağlayan hemoglobin molekülünün küçük bir oranı) normal kişilerde %3,4 iken bu hastalıkta % 7 ye yükselmiştir; HbF ise küçük bir düzeyde (%2-6) artmıştır. T. Minor'ün asıl önemi bu hastalığın evli çiftin her iki bireyinde de olmasında ortaya çıkar; çocuğun %25 T. Majör, yani hastalığın ağır ve ölümcül seyreden biçiminden olma olasılığı vardır. Dünyadaki en yaygın kalıtsal genetik hastalık olan talasemide kalıtımsal taşıyıcılık kavramı söz konusudur. Yani toplumda hiçbir hastalık bulgusu taşımayan, tamamen normal bir yaşam süresi ve yaşam kalitesine sahip bazı bireyler bu genetik kusuru çekinik bir karakter olarak taşımaktadırlar. Taşıyıcı birey, normal bir birey ile evlenirse doğacak çocukları, normal veya taşıyıcı olacaktır. Yani görünür bir sorun olmayacaktır. Ancak bu taşıyıcı bireyler yine kendileri gibi taşıyıcı bir bireyle evlenirlerse, işte o zaman her doğacak çocukları için %25 hasta, %50 taşıyıcı, %25 sağlam doğma olasılığı vardır. Anne ve babadan yalnızca biri Akdeniz Anemisi taşıyıcısı (Talasemi Minör) ise doğacak çocuklarının taşıyıcı olma olasılığı % 50’dir. Talasemi majör olma olasılıkları ise yoktur.” (Savaş Eskici)












