17 Haziran Dünya Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla Kırklareli Belediye Başkanı Av. Cavit Çağlayan yaptığı açıklamasında Ergene Nehri’nin sanayileşme ve bunun yarattığı kirlilik nedeniyle can çekiştiğini belirterek şunları kaydetti:
“Ülkemiz de kuraklık, yeraltı su kaynaklarımızın hızla azalması, yerüstü su kaynaklarımızda kirlilik sorunuyla karşı karşıyadır. Aşırı su kullanımı, yanlış sulama yöntemleri, orman alanları ve meraların amaç dışı kullanılması gibi nedenlerin etkisiyle ekolojik denge bozulmaktadır. İklim değişikliği ve erozyon sonucunda topraklarımız her geçen gün verimliliğini kaybetmekte, tarımsal üretim düşmekte ve gıda güvenliğimiz tehlike altına girmektedir.
Fabrikaların arıtma tesislerini çalıştırmak yerine, kimyasalları sorumsuzca nehir yatağına bırakmalarının ağır faturasını kanser oranlarındaki artışta ve ayrıca çiftçimizin ürün kayıplarını da hepimiz görebilmekteyiz. Bunun dışında aynı kimyasalların Ergene Havzası’nın zemininin geçirgenliği nedeniyle yeraltı sularına karışması, su kaynaklarımızı tehdit etmekte, içme suları kullanılamamaktadır. Susuzluk nedeniyle ayçiçeği veriminin düştüğü ve boylarının küçülüp solmaya başladığı da acı bir gerçek.
Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan, Ergene Nehri'nde artık doğal hayatın bittiği söylenebilir" ifadesinin de yer aldığı rapor bu acı gerçeği geleceğimiz, çocuklarımız ve torunlarımız için ortaya koyuyor.
Acil önlem için kurumlar, sivil toplum örgütleri kenetlenmeli ve halkımız daha fazla bilinçlendirilip, önlem alınması konusuna katkı sağlamaya yönlendirilmelidir.
Kirliliği belirleyen analiz sonuçlarına bakıldığında 2 mg/l olan çözülmüş oksijen oranı ile Çorlu Deresi'nde ve Ergene Nehri'nde doğal hayatın bittiği söylenebilir. Bu sonuçlar, Ergene Nehri'nden tarımsal sulamanın yapılamayacağını göstermektedir. Trakya'nın en önemli nehri olan Ergene Nehri aşırı sanayileşme ve bunun yarattığı kirlilik nedeniyle can çekişiyor.” (s)
“Ülkemiz de kuraklık, yeraltı su kaynaklarımızın hızla azalması, yerüstü su kaynaklarımızda kirlilik sorunuyla karşı karşıyadır. Aşırı su kullanımı, yanlış sulama yöntemleri, orman alanları ve meraların amaç dışı kullanılması gibi nedenlerin etkisiyle ekolojik denge bozulmaktadır. İklim değişikliği ve erozyon sonucunda topraklarımız her geçen gün verimliliğini kaybetmekte, tarımsal üretim düşmekte ve gıda güvenliğimiz tehlike altına girmektedir.
Fabrikaların arıtma tesislerini çalıştırmak yerine, kimyasalları sorumsuzca nehir yatağına bırakmalarının ağır faturasını kanser oranlarındaki artışta ve ayrıca çiftçimizin ürün kayıplarını da hepimiz görebilmekteyiz. Bunun dışında aynı kimyasalların Ergene Havzası’nın zemininin geçirgenliği nedeniyle yeraltı sularına karışması, su kaynaklarımızı tehdit etmekte, içme suları kullanılamamaktadır. Susuzluk nedeniyle ayçiçeği veriminin düştüğü ve boylarının küçülüp solmaya başladığı da acı bir gerçek.
Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan, Ergene Nehri'nde artık doğal hayatın bittiği söylenebilir" ifadesinin de yer aldığı rapor bu acı gerçeği geleceğimiz, çocuklarımız ve torunlarımız için ortaya koyuyor.
Acil önlem için kurumlar, sivil toplum örgütleri kenetlenmeli ve halkımız daha fazla bilinçlendirilip, önlem alınması konusuna katkı sağlamaya yönlendirilmelidir.
Kirliliği belirleyen analiz sonuçlarına bakıldığında 2 mg/l olan çözülmüş oksijen oranı ile Çorlu Deresi'nde ve Ergene Nehri'nde doğal hayatın bittiği söylenebilir. Bu sonuçlar, Ergene Nehri'nden tarımsal sulamanın yapılamayacağını göstermektedir. Trakya'nın en önemli nehri olan Ergene Nehri aşırı sanayileşme ve bunun yarattığı kirlilik nedeniyle can çekişiyor.” (s)












