Bulgaristan’da yıllardır Istrancalar konusunda çalışmalar yapan Doktor Diko Patronov’un yaprak biti konusundaki uyarısına dikkat çeken Başkan Çidem konun son derece ciddi olduğunu ve bu konuda çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.
Bu konuda Diko Patronov’un yaptığı açıklamalar şu şekilde oldu: “Sayın Diko Patronov uyarıyor. BG Istrancaların da geçmiş yıllarda da yaşanan yaprak biti tehlikesine dikkat çekiyor. Aynı tehlike bizim ormanlarımız için de geçerli. Dr. Patronov ""Tehlikeli bir meşe yaprağı haşeresi olan alabalık yeniden gelişti! Milyonlarca sinek meşe ormanındaki varlığını nahoş hale getiriyor. İlk nesil çoktan yumurtadan çıktı ve yeşilden kahverengiye renk değiştirerek yapraklara zarar vermeye başladı. Klorofilin tahribatı - ağaçların "fabrikası" hala orman yaşamında ve üretkenlikte "stres" olarak değerlendirilmiyor! Kış başlangıcında iki nesil daha olacak!" diyor.
Doktor Diko Patronov Kimdir?
Doktor Diko Patronov, ormancı, araştırmacı ve Istranca Dağının doğasını korumayı görev bilen bir doğacıdır. Kendisi, bölgedeki mevkii ve doğa parklarının koruma altına alınmasını sağlayan bir girişimcidir. Diko Patronov, orman çevre bilim doktorudur ve uzman olarak Istranca Doğa Parkının Yönetim Planını hazırlayan ekipte yer almış.
Istranca Doğa Parkının tarihi 80 yıl öncesine dayanıyor. O dönemde, Bulgaristan’da ilk doğa parkı Silkosiya kuruluyor.
1995 yılında Istranca koruma alanları Istranca Doğa Parkın çatısında birleşiyor. Bunun amacı ve önemi neydi ? Diko Patronov bu sorulara cevap veriyor: “Bu alanlar sıkı koruma altındadır. Buralarda doğa, uzun zaman için korunmaktadır ve insan müdahalesinin olmaması şart. Doğanın insan çalışmalarıyla uyum halinde olması için bir dengenin sağlanması gerekiyor. Toplumdan gelen yardım ve uzmanların sayesinde toprağı hazırladık ve 1995 yılında Istranca Doğa Parkının kurulmasına ilişkin emir yayınlandı.”
Doğa parkının kurulması, sınır bölgesinin gelişimi için kuşkusuz önemli rol oynadı. Maalesef, bu bölgede nüfus azalmaya devam ediyor, Istranca’nın Bulgaristan’ın en büyük ve insanların yaşadığı tek doğa parkı olmasına rağmen. Geleneksel olarak buradaki temel geçim kaynağı tarımdır. Son yıllarda, bağcılığın ve şarapçılığın gelecekte de yerel ekonominin bel kemiği kalmaya devam edecek umuduyla bölgede yeni bağ bahçeleri dikiliyor. İşsizlik bölgeye meydan okuyor”. (S.Koçtürk)












