Zilyas, yaptığı açıklamada “Küçüklüğümden beri müzik tutkunuyum. Türk Sanat Müziğinde Dede Efendiden Mustafa Itri’ye kadar 250-300’e yakın parçanın bestesini, bestecisini, makamını, sözlerini ezbere biliyorum. Müzik benim hobim, müzikte kendimi buluyorum. Müzik sözlü iletişim kuramayan hastaların dahi müzik terapileri yardımı ile müziği bir iletişim aracı olarak kullanabildiğini ve böylelikle hastaların hayatla tekrar bağlantı kurabildiği tespit edilmiştir. Bu durum hastalığın ilerleyişini yavaşlatarak hastanın yaşam kalitesinin arttırılmasına ciddi katkı sağlayabilir. Bir hastanın müziğe karşı oluşturduğu tepki örneğin bir gülüş, bir başka hastayı etkileyebiliyor yani müzik gibi çevredeki insanların tepkileri de çeşitli etkilere sebep olabiliyor. Müziğin iyileştirici etkisini daha etkili kullanmak bizim elimizde” dedi.












