CHP Kırklareli İl Kongresi’nin yankıları bir süre daha devam edecek. Bu yazıdan sonra CHP’yi kendi iç bünyesindeki yaraları sarmasına bırakmak gerek. 203 Delege’nin destek verdiği bir kesim seçim kaybetmenin üzüntüsünü ve hayal kırıklığını yaşıyor.
Kim ne derse desin, CHP’nin İl Kongresi sonrası birilerinin siyasi hayatı hırpalandı. Senlik, benlik olgusu politikanın doğasında vardır.
Kaybedenlerin gerçek anlamda kucaklanacağı da hiç boşuna beklenmesin. Kaybedenler da kucaklanmayı beklemez zaten.
Gerçek anlamda ne kazanan kaybedeni affeder, ne de kaybeden kazananı gönülden tebrik eder. Sadece laf ola beri gele; “CHP kazandı, geçmişi unutalım” gibi sözlerle ters çalışanların ayaklarını kaydırmak için fırsatlar beklenir. Zamanı gelince de kafa koparmalar devreye sokulur. Bu böyle gelmiş ve böyle de gidecektir.
Koltuk hesaplarıyla şekillenen seçim sonuçlarıyla, CHP’nin kazandığı nasıl söylenebilir? Bu tür sözler sadece Yerel Seçim başarısızlığını önlemek için kaybedenlerin kopmasını engellemek amaçlı bir gönül alma taktiğidir. İnandırıcı da değildir.
Kendisinden olmayana bir küçük selamı bile esirgeyenler mi CHP’yi bütünleştirecekler? Zafer sarhoşluğuyla kaybedenlerle dalga geçenlerle mi partili birbiriyle kaynaşacak?
Boynundaki damarlar şişercesine “Çakmalar kaybetti” diye böğürenlere susanlar mı CHP’yi toparlayacaklar?
Kendi İlçe Başkanı’nı çizerek Kurultay Delegeliği’nden edenlerin istifa çığlıklarıyla mı CHP büyüyecek?
Bölgenin Lider Partisi CHP’nin “Küçük olsun, benim olsun” mantığıyla sağ tabandan ve Sosyalist Sol’dan gelip üye olanlara “Çakmalar” yakıştırmasıyla bünyesinde ezmeye çalışması AKP’nin ekmeğine yağ sürer. CHP kendini dışarıdan gelenlere kapamışken, AKP ise, Mevlana Dergahı gibi “Nereden gelirsen gel” mantığıyla, İlçe Başkanlığı, İl Başkanlığı ve yöneticilikler ve hatta ve hatta CHP’lileri bile Bakanlık koltuğuna bile oturtabiliyor. Öyle değil mi?
ÖDP İl Başkanlığı ve Belediye Başkanlığı Adaylığı yapmış Aydın Karakoç’a CHP’den İl Genel Meclis Üyeliği’ni uygun görenler, İl Başkanı Adaylığı’na gelince söylemedikleri olumsuz laf ve de etmedikleri hakaret kalmadı. CHP Örgütü o kadar katı ki, bünyesine kendinden olmayanı alması için çok uzun yıllar gerekecek. Particilik gönül işidir. Olsa ne olur olmasa ne olur. Neyi paylaşamıyorlar anlamıyorum?
Sonra, AKP’nin oyları yükselince de kabahati başka yerlerde arıyorlar.
Kongre konuşmasında “Herkes CHP’li olamaz” diyenler, partiyi nasıl büyüteceklerini düşünüyorlar?
Sarıgül’ün parti kurma çalışmalarının son safhasına geldiği şu günlerde, bir parti yöneticisinin “Herkes CHP’li olamaz” deme gibi bir lüksü olabilir mi?
Parti Meclisi Üyesi ve Kırklareli Milletvekili Av. Turgut Dibek’in kongre konuşmasında vurguladığı gibi; “Herkes CHP’ye üye olabilir. İnternetten dahi CHP’ye üye olunabilir. Biz bundan sonra halkın ayağına gideceğiz. Bundan sonra adaylar da Önseçimle belirlenecektir. Yeni CHP Tüzüğü’ne göre, Türkiye’nin her yerinde CHP adaylarını önseçimle belirleyecek. Bunun İlk uygulaması da Belediye Seçimleri’nde yaşanacak” Bu cümleler çok önemli.
Yeni seçilen CHP İl Örgütü’nün bu zafiyetleri göz önüne alacağına inanıyorum. Tecrübeli İl Başkanı Vecdi Gündoğdu; ılıman, sevecen ve hoşgörülü yapısıyla yaraları saracaktır. Vecdi Gündoğdu örgütün derinliklerinden geldiği için sırtı hançer yaralarıyla bezelidir. Her türlü ayak oyununa alışıktır. Başkan Gündoğdu’dan örgütün bana ilettiği çok küçük bir beklentisi var. Her türlü ortamda ipe sapa gelmez konuşmaları alışkanlık haline getirmiş ve partilisini üzen kendini bilmezlere gereğini yaparak, CHP’nin şov partisi olmadığını bildirmek.
CHP kimsenin ruhsal rahatsızlıklarının patlama yeri de değildir...











