Özkan Başaran
Analar, babalar yaşlı gözlerle evlat yolu beklerken, Bayramı tatil gören gençler çoktan kendilerini denizin kucağına attılar bile
“Bayramlar da olmasa, görüşme bahanesi kalmayacak” diye yakınılırdı.
Hasret gidermenin vesilesi haline gelen Dini Bayramlarımız eski anlam ve önemini yitirdi.
Bayramlaşmalar sahteleşti. Ortam gereği eller sıkılıyor, “Laf ola beri gele” bayram kutlamaları “Ayıp olmasın” mahiyetinde yapılıyor.
Toplumdaki yabancılaşma giderek tehlikeli boyutlara ulaşıyor.
Batı’ya benzeme merağı gençleri kendi öz kültürlerinden uzaklaştırıyor.
Örf, adet ve geleneklerimiz unutulmaya başladı.
Toplum katmanlarını bir birine bağlayan gelenek ve göreneklerdir.
Hele bizim gibi birçok etnik topluluğu aynı bünyede Milletleştirmeye uğraşan bir Ülke’de bu unsurlar çok önemlidir.
Kişiliksizleşen bir toplum Millet olabilir mi?
Olamaz.
Barış, kardeşlik gibi vazgeçilmez değerler o toplum içinde yaşayan farklılıkları bir ölçüde bir birine bağlayabilir.
Fakat, Kültür bağı ile pekiştirilmeyen kardeşlikler barışı sürekli kılamaz.
Dini Bayramlar, bizim gibi ülkelerde farklı etnik toplulukları bir araya getirip kaynaştıran çok önemli günlerdir.
Yerine koyacak bir şey bulamadığınız değerlere sahip çıkılması şarttır.
Asırlardan bu yana gelen dini bayramlar sadece o ülkedeki farklı etnik toplulukları bağlamakla kalmaz, evrensel kardeşliği de pekiştirir.
İnançlar uğruna bir ay boyunca oruç tutan insanlarımızın, Ramazan Bayramını “Şeker Bayramı” olarak nitelendirmenin mantıksızlığını bir türlü kavrayabilmiş değilim.
Politika kokan bu anlayış, dini bayramlara eleştirel yaklaşımın tezahürüdür düşüncesindeyim.
“Şeker Bayramı” söylemi, Önemsizleştirmenin öteki adıdır.
Ramazan ayında, inanan insanların dini duygularının en üst seviyeye çıktığı bilinen bir gerçektir.
“Şeker Bayramı” gibi bir söylem, “Kiraz Festivali ve Karpuz Festivali” gibi o kente ait isimlerle yapılan etkinlikler kadar dar kapsama sokularak ötekilerin bayramı algısı mı oluşturulmak istenmiştir?
Bu anlamda çeşitli yorumlar yapılsa da genel kabul “Ramazan Bayramı”dır.
Ramazan ayının kutsandığı bayramın adı “Şeker” kelimesiyle basitleştirilirse, gençlerin bu önemli uhrevi günleri tatil fırsatı olarak algılamasına kızılır mı?
Bu konunun tartışıldığına da hiç rastlamış değilim. Sizler de tartışmamışsınızdır.
Uzun yıllardır aklıma takılıyordu. Fakat hiç dillendirmemiştim. İlgi görür de değerlendirmeye değer bulunursa en azından aydınlanmış oluruz.
Dini Bayramların inanan ne denli önemli olduğunu tekrarlamamızın gereği yok.
11 Ayın Sultanı Ramazan’ın Bayram’la taçlanmasının önemini detaylı bir şekilde anlatmak ve yorumlamak benim değil, Ulemanın işidir.
Güncel Siyasal ve Toplumsal konuları köşesinde değerlendiren bir kardeşiniz olarak, Ramazan Bayramı öncesi bu duyarlılığımı paylaşma ihtiyacı duydum.
Hasret ile yanan gönüllere bu Mübarek Bayram kavuşturucu olsun. Hastane köşelerinde şifa bekleyenler, Bayram ziyaretleriyle moral bulsun. Aciz insanlarımıza yardım elleri uzansın. Kırık kalplere barışmak için, Bayram bahane olsun. Yoksullara ve çocuklara harçlıklar verilsin ki, gününü Bayram etsin.
Hakk, Daha nice nice Bayramlara tüm sevdiklerimizle kavuşmak nasip etsin.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslâm Âlemi’nin Ramazan Bayramı kutlu olsun.
Analar, babalar yaşlı gözlerle evlat yolu beklerken, Bayramı tatil gören gençler çoktan kendilerini denizin kucağına attılar bile
“Bayramlar da olmasa, görüşme bahanesi kalmayacak” diye yakınılırdı.
Hasret gidermenin vesilesi haline gelen Dini Bayramlarımız eski anlam ve önemini yitirdi.
Bayramlaşmalar sahteleşti. Ortam gereği eller sıkılıyor, “Laf ola beri gele” bayram kutlamaları “Ayıp olmasın” mahiyetinde yapılıyor.
Toplumdaki yabancılaşma giderek tehlikeli boyutlara ulaşıyor.
Batı’ya benzeme merağı gençleri kendi öz kültürlerinden uzaklaştırıyor.
Örf, adet ve geleneklerimiz unutulmaya başladı.
Toplum katmanlarını bir birine bağlayan gelenek ve göreneklerdir.
Hele bizim gibi birçok etnik topluluğu aynı bünyede Milletleştirmeye uğraşan bir Ülke’de bu unsurlar çok önemlidir.
Kişiliksizleşen bir toplum Millet olabilir mi?
Olamaz.
Barış, kardeşlik gibi vazgeçilmez değerler o toplum içinde yaşayan farklılıkları bir ölçüde bir birine bağlayabilir.
Fakat, Kültür bağı ile pekiştirilmeyen kardeşlikler barışı sürekli kılamaz.
Dini Bayramlar, bizim gibi ülkelerde farklı etnik toplulukları bir araya getirip kaynaştıran çok önemli günlerdir.
Yerine koyacak bir şey bulamadığınız değerlere sahip çıkılması şarttır.
Asırlardan bu yana gelen dini bayramlar sadece o ülkedeki farklı etnik toplulukları bağlamakla kalmaz, evrensel kardeşliği de pekiştirir.
İnançlar uğruna bir ay boyunca oruç tutan insanlarımızın, Ramazan Bayramını “Şeker Bayramı” olarak nitelendirmenin mantıksızlığını bir türlü kavrayabilmiş değilim.
Politika kokan bu anlayış, dini bayramlara eleştirel yaklaşımın tezahürüdür düşüncesindeyim.
“Şeker Bayramı” söylemi, Önemsizleştirmenin öteki adıdır.
Ramazan ayında, inanan insanların dini duygularının en üst seviyeye çıktığı bilinen bir gerçektir.
“Şeker Bayramı” gibi bir söylem, “Kiraz Festivali ve Karpuz Festivali” gibi o kente ait isimlerle yapılan etkinlikler kadar dar kapsama sokularak ötekilerin bayramı algısı mı oluşturulmak istenmiştir?
Bu anlamda çeşitli yorumlar yapılsa da genel kabul “Ramazan Bayramı”dır.
Ramazan ayının kutsandığı bayramın adı “Şeker” kelimesiyle basitleştirilirse, gençlerin bu önemli uhrevi günleri tatil fırsatı olarak algılamasına kızılır mı?
Bu konunun tartışıldığına da hiç rastlamış değilim. Sizler de tartışmamışsınızdır.
Uzun yıllardır aklıma takılıyordu. Fakat hiç dillendirmemiştim. İlgi görür de değerlendirmeye değer bulunursa en azından aydınlanmış oluruz.
Dini Bayramların inanan ne denli önemli olduğunu tekrarlamamızın gereği yok.
11 Ayın Sultanı Ramazan’ın Bayram’la taçlanmasının önemini detaylı bir şekilde anlatmak ve yorumlamak benim değil, Ulemanın işidir.
Güncel Siyasal ve Toplumsal konuları köşesinde değerlendiren bir kardeşiniz olarak, Ramazan Bayramı öncesi bu duyarlılığımı paylaşma ihtiyacı duydum.
Hasret ile yanan gönüllere bu Mübarek Bayram kavuşturucu olsun. Hastane köşelerinde şifa bekleyenler, Bayram ziyaretleriyle moral bulsun. Aciz insanlarımıza yardım elleri uzansın. Kırık kalplere barışmak için, Bayram bahane olsun. Yoksullara ve çocuklara harçlıklar verilsin ki, gününü Bayram etsin.
Hakk, Daha nice nice Bayramlara tüm sevdiklerimizle kavuşmak nasip etsin.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslâm Âlemi’nin Ramazan Bayramı kutlu olsun.











