Toplantıyla ilgili açıklamada bulunan Saadet Partisi Kırklareli Medya Sorumlusu ve il Sekreteri Hakan Güçoğlu“ Kırklareli Saadet Partisi Mayıs ayı il Divan Toplantımızı 29 Mayıs 2022 Pazar Babaeski Gündüz Onat Parkında, Sabah kahvaltılı, piknik ortamında Genel Başkan Yard.Yılmaz Bayat,HİB başkanı Hasan Durmuş beyin teşrifleriyle icra ettik.Ülkemizin girdiği dar boğazda tek çarenin milli görüş olduğunu,üretim yapan tüm kurum ve kuruluşlara, çiftçiye ,esnafa destek olunarak çıkılabilineceği vurgulandı. Teşrif eden tüm misafir ve yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz” dedi.
"Siyasi mühendisliğe zemin hazırlanıyor”
Genel Başkan Yard.Yılmaz Bayat burada yaptığı konuşmada: “ Bununla birlikte, bazı siyasilerin hükümetin göçmen politikasındaki bu eksikler üzerinden, mağdur ve mazlum mülteciler de dahil olmak üzere, tüm yabancıları kriminalize etme çabalarını da üzülerek izliyoruz ve asla doğru bulmuyoruz.
Bu siyasilerin sığınmacılara yönelik söylemlerinin yol açtığı tepkisellik, hükümetin seçim sürecine girerken aradığı güvensizlik ortamına hizmet etmekte ve siyasi mühendisliğe zemin hazırlamaktadır.
Suriye iç savaşının başladığı günlerden bu yana, insani ve vicdani saiklerle, sığınmacılara kapılarını açan Türkiye, gösterdiği hamiyetperverlikle dünyaya insanlık dersi vermiştir şüphesiz.
Ancak unutulmamalıdır ki, Suriye'nin sürüklendiği bu iç savaş ortamının oluşmasında baş sorumlularından birisi de AK Parti iktidarıdır. Yazık ki, Ak Parti iktidarı attığı bu adımda siyasi ve ekonomik menfaatleri de gözetmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019 yılında “Bugün Avrupa ülkeleri, hala huzur içinde olmalarını, Türkiye'nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur” diyerek bunu açıkça itiraf etmişti.
“Irkçı ve nefret söylemlerinden vazgeçilmelidir”
Avrupa ülkeleri, kendi refahları ve güvenlikleri için, bir miktar para karşılığında Türkiye'ye sığınmacıları tutan bir set görevi vermiştir.
Ancak geldiğimiz noktada, hükümetin göç konusundaki politikasızlığı ve artan ekonomik krizle birlikte bu durum sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Hükümetin kontrolsüz göç politikası, yasal yollarla ülkemizde bulunan mazlum sığınmacıları da zor durumda bırakmaktadır. Yaşadığımız ekonomik ve sosyal sıkıntıların faturası mültecilere değil, hükümete kesilmeli ve bizzat hükümetten hesap sorulmalıdır.
İktidar, biran evvel sınır güvenliğini sağlamalı ve toplumun geleceğe yönelik endişelerini giderecek kapsamlı bir göç politikası ortaya koymalıdır. Hükümete yönelik eleştirileri bir kenara bırakıp, mültecileri hedef gösteren siyasiler ise, ırkçı ve nefret dolu söylemlerinden vazgeçmelidir.
“Herkes söylem ve eylemlerine dikkat etmelidir”
Unutulmasın ki, tarihe kara leke olarak geçen üzücü olaylar, genelde önemsenmeyen ve sonucu hesap edilmeyen sorumsuzca sözlerden kaynaklanmıştır. Bu nedenle başta siyasiler olmak üzere herkes yaşadığımız zor günleri de dikkate alarak, toplumun dinamiklerine kast edecek sözlerden ve eylemlerden kaçınmalıdır. Bölgemizdeki ülkelerle normalleşmeden iç çatışmalar durmadan bu sorunların çözümü mümkün değildir; önce bu husus iyi idrak edilmelidir.
Özellikle de birbirlerini ucuz kahramanlıklarla parlatmaya çalışan siyasiler akıllarını başlarına devşirmelidir. Türkiye Cumhuriyetinin İçişleri Bakanı olma sıfatını taşıyan birisi ise, bu tarz süreçlerde herkesten çok daha hassas ve duyarlı davranmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan da olayları önce sadece seyredip, kamuoyunun nabzına göre şerbet vermek yerine; ivedilikle sorumluluk almalı ve olayların büyümesine engel olmalıdır. Son olarak, buradan, herkesi aklıselime ve sağduyuya davet ediyorum.
“6’lı Masa Kararlı Bir Şekilde Yoluna Devam Ediyor”
6’lı masa kurulmasın diye binbir türlü plan yaptılar, masa kurulduktan sonra yine akla hayale gelmedik iftiralar attılar. *Seçim kanununu değiştirdiler, baktılar ki yine olmadı. 6’lı masa topluma umut oldukça ve insanımızın güvenini kazandıkça; şimdi de senaryosu epey kötü olan, figüranlarının da epey kötü performans sergilediği yeni oyunları gösterime aldılar. *Ne yaparlarsa yapsınlar, biz, yersiz-gereksiz ve ne insanımıza ne de ülkemize hiçbir faydası olmayan tartışmalardan uzak duracak; gerçek gündemimize odaklanacağız. Bu masa uzlaşı, normalleşme, sağduyu ve istişarenin masasıdır.
“Çalışmalarımız Yoğunlaşacak ”
Artık bu bozuk tezgâhın başındakileri de, onlara yardımcı oyunculuk yapanları da ve bu tezgâhı da değiştireceğiz. Artık bu bayat oyunlar bir daha ülkemizde sergilenemeyecek, bu düzen değişecek. Kararlıyız! Hep birlikte yeni bir başlangıç yapacak ve her geçen gün umudu büyüteceğiz Allah’ın izniyle. Başlangıçta, seçim sathı maline girdiğimizi ifade etmiştik Bu demektir ki, çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Bölge ve il sorumlularımız daha büyük bir şevkle sahaya inecektir.(B.Mercan)












