• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yerel
  • Gündem
  • Eğitim
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Asayiş Genel Çevre
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Yeni Fikirler İçin Yeni Kavramlar: Anadolu Milliyetçiliği -2
Genel
Yayınlanma: 06 Mart 2010 - 09:12

Yeni Fikirler İçin Yeni Kavramlar: Anadolu Milliyetçiliği -2

Genel
06 Mart 2010 - 09:12
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
MİSAFİR KALEM
Görkem Evci
gorkem.evci@boun.edu.tr

* Milliyetçiliğin Osmanlı´da Tarihsel Gelişimi
Osmanlı aydınları kötü gidişe dur demenin yollarını ararken farklı duraklarda farklı fikirlerle tanışmış ve şartlara göre bunları uygulamıştır. Fransız İhtilâl´inin getirdiği fikirlerden büyük zarar gören Osmanlı, bunun telafisi için çareler aramıştır. Ancak bulduğu çareleri tam olarak uygulayamadığı gibi trajikomik bir biçimde ihtilâlin doğurduğu ve imparatorluğa zarar veren ilk başlarda engellemeye çalıştığı fikirleri daha sonraları bir kurtarıcı olarak kabul etmiştir.
Milliyetçilik cereyanı ile imparatorluktan ayrılmak için çaba sarf eden devletleri ve bu ülkelerin halklarını Osmanlı´ya bağlı tutabilmek için izlenen ilk politika Osmanlıcık idi. Osmanlıcılık, Osmanlı topraklarında yaşayan, Müslüman-Gayrimüslim farkı gözetmeksizin, herkesi bir tek millet kabul eden bir fikir akımıydı. Ortak toprak, ortak tarih ve ortak ekonomi ile bir millet oluşturulmak isteniyordu. Bu fikir zaten Fransız İhtilâl´inden önce ismi zikredilmeden uygulanan fikirdi. Ancak ihtilâlden sonra bunu sistemli hale getirmek ihtiyacı doğmuştu. Yine de bütün yapılanlara rağmen bağımsızlık ve millî sınırlar isteyen gayrimüslim halklar, Osmanlı topraklarında tutulamadı. Böylelikle Osmanlıcılık başarısız bir politika olarak sonuçlandı.
Balkan devletlerinin Osmanlı´dan ayrılmasının ardından Osmanlı, kendisine tâbi Hıristiyan nüfustan büyük bir kayıp verdi. Denilebilir ki toplu olarak gayrimüslimlerin yaşadığı ve çoğunlukta olduğu bölgeleri kaybetti ve gayrimüslim halk sadece Anadolu topraklarında yaşayan gayrimüslim tebaadan müteşekkil hale geldi. Nüfusta oransal olarak Müslüman halk artışı yaşandı. Bu değişim ile beraber Osmanlıcık düşüncesi yerini biraz daha dar (spesifik) bir kavrama bıraktı:
Ümmetçilik. Ümmetçilik; özetle Osmanlıcılık kavramından gayrimüslim tebaanın çıkarılmasıdır. Osmanlıcık fikrinde yer alan, Osmanlı topraklarında yaşayan herkesi bir arada tutma ve onları bir halk olarak görme ideali, ümmetçilik ile yerini sadece Müslüman halkın bir arada tutulması isteğine bırakmıştır. Padişahın halife olmasından da kaynaklanan bu görüş, Türk olmayan Müslüman unsurları devlete bağlı tutma çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştı. Aslında ümmetçilik, Osmanlıcılık fikrinin geçerli olduğu zamanlarda ve hatta kuruluştan itibaren var olan bir fikirdir. Çünkü din birliğine dayanan bu görüş, dine bayraktarlık yapan bir devlet için olmazsa olmazdır. Hele ki halifeliğin Osmanoğulları´na geçmesi ile Halifelik makamından kaynaklanan sebepler neticesinde, devlet Müslümanların birlikteliğini, huzur ve refahını sağlamakla yükümlü hale geldiğinden Müslümanların birlikteliği ve birbirlerini koruması mânâsında ümmetçilik her zaman vardı. Bu görüş Osmanlıcılığın bitmesi ile beraber tek kalarak daha geniş yankılar buldu. Diğer Müslüman halkların Osmanlı´dan ayrılması/ayırtılması sonrasında Kurtuluş Savaşı´nın da başlaması ile bu fikir de işlevini yitirdi ve ortaya yeni bir kavram çıktı: Milliyetçilik. Ancak Osmanlı halkı bir ırktan teşkil değildi. Onlar "Osmanlı" idi. Bu durumda Batı´dan kopyalanan nasyonalizm bu topraklara uydurulamazdı. İmparatorluk siyasî olarak yoktu ama sosyal yaşamdaki izleri hala gözlenmekteydi. Irksal bağlara dayanan milliyetçiliğin imparatorluk izleri taşıyan bir ülkede, ülkenin birliğini sağlamak için kullanılması akla aykırıydı. Ancak artık Osmanlı devleti yoktu ve dolayısı ile "Osmanlı Milleti" kavramı da ortadan kalkmıştı. Savaş esnasında Türkler, Anadolu´da yaşayan gayrimüslim halklardan destek görmediği için savaş süresince "Anadolu´da yaşayan Müslüman halkların birlikteliği" söz konusuydu. Savaş sırasında fikir akımlarından ve ayrışmaya yol açacak her türlü siyasî ve sosyal isimlendirmeden kaçınıldı. Savaş devam ederken içte yaşanacak sorunlar böylece engellendi. Savaştan sonra ise ülke siyasî birliğini kurmak zorunda olduğundan ayrılıklara yol açsa da siyasî, sosyal, ekonomik vb kavramların kullanılması ve bunların alt yapılarının hazırlanması gerekiyordu.
Kurtuluş Savaşı´ndan sonra imparatorluk dağılmıştı ancak Anadolu toprakları üzerinde yaşayan halk hala Osmanlı´nın mirasıydı. Savaş sırasında Müslüman unsurlarla yapılan beraberlik savaş sonrasında gayrimüslimleri de kapsamak zorunda kaldı. Her ne kadar mübadeleler ile gayrimüslim sayısı azalmış da olsa, hala azımsanamayacak bir nüfus ve nüfuz söz konusuydu. Bu yüzden yeni kurulan devleti "Anadolu toprakları üzerinde yaşayan Müslüman halkların birliği" şeklinde açıklama imkânı kalmadı. Artık yeni tanımlar yapmak zorunda olan devlet ülkenin halklarını ifade etmek için de yeni bir kavrama muhtaçtı. Bu kavram da ırksal bir ifade gibi duran ama aslında kültürel bir anlam içeren "Türk" kelimesi oldu. Türkiye topraklarında yaşayan halk Türk halkıydı artık. Buradaki Türk ifadesi "Türk ırkı" anlamında değil, anayasada tanımını bulmuş olan "Tük vatandaşı" anlamındaydı. Türk kelimesinin seçilmiş olmasının sebebi de ırksal bir saplantıdan kaynaklanmıyordu. "Millet" sözcüğünden Osmanlı milleti ifadesini anlayan gelenek hala devam etmekteydi. "Anadolu halkı" için Türklük demek, Anadolu´nun kozmopolit yapısı içinde yaşayan ırkların, milletlerin veya kültürlerin oluşturduğu ortak medeniyet demekti. Millet kelimesini yüzyıllarca ortak medeniyetle birleştiren Osmanlı´dan sonra, tek bir ırktan meydana gelmeyen Türkiye de "millet" kavramını parçalara ayırmak için değil, parçaları birleştirmek için kullanıyordu 
                                                                                                                                                                                               (Devam edecek)
 
 

 

İlginizi Çekebilir
Niğde semalarında mercek bulutu görüntülendi! O anlar kameraya böyle yansıdı
Niğde semalarında mercek bulutu görüntülendi! O anlar kameraya böyle yansıdı
İstanbul'da facia böyle teğet geçti!
İstanbul'da facia böyle teğet geçti! "Ses gelince biz de neye uğradığımızı şaşırdık"
Belinden çıkardığı tabancayı peş peşe böyle ateşledi! O maganda aranıyor
Belinden çıkardığı tabancayı peş peşe böyle ateşledi! O maganda aranıyor
Erzurum, Ağrı, Ardahan, Trabzon, Rize, Bartın ve Ordu'da kar etkili oldu! Türk Hava Yolları çok sayıda seferini iptal etti
Erzurum, Ağrı, Ardahan, Trabzon, Rize, Bartın ve Ordu'da kar etkili oldu! Türk Hava Yolları çok sayıda seferini iptal etti
Son Haberler
Kanser kan testinde belli olur mu? Kanserin ilk belirtisi nedir?
Kanser kan testinde belli olur mu? Kanserin ilk belirtisi nedir?
Saçları dökülenler çaresizliğe kapılmasın! Çöp diye atıyorduk, oysa o da çare oluyormuş...
Saçları dökülenler çaresizliğe kapılmasın! Çöp diye atıyorduk,...
İbrahim Saraçoğlu'ndan çarpıcı uyarı! Grip ve nezle olanlar dikkat, boğaz ağrısına iyi geliyor
İbrahim Saraçoğlu'ndan çarpıcı uyarı! Grip ve nezle olanlar dikkat,...
Erken teşhis hayat kurtarıyor! Sakın görmezden gelmeyin, kanserin bu belirtilerine dikkat!
Erken teşhis hayat kurtarıyor! Sakın görmezden gelmeyin, kanserin...
Faydaları saymakla bitmiyor! Bildiklerinizi unutun, etten daha fazla protein içeren o besin kilo vermenizi sağlayacak
Faydaları saymakla bitmiyor! Bildiklerinizi unutun, etten daha fazla...
Son Yorumlananlar
KIRKLARELİ TRAKYA’NIN EN BÜYÜK OSB’Sİ OLUYOR
KIRKLARELİ TRAKYA’NIN EN BÜYÜK OSB’Sİ OLUYOR
Vekil Özkan Genel Başkan Yardımcısı Öztrak İle Kırklareli’ni Konuştu
Vekil Özkan Genel Başkan Yardımcısı Öztrak İle Kırklareli’ni...
KAGEV, Sivil Toplum Kuruluşlarının Önerilerini Dinleyecek
KAGEV, Sivil Toplum Kuruluşlarının Önerilerini Dinleyecek
Lüleburgaz’a renk kattı
Lüleburgaz’a renk kattı